Bylock kullanımı gerekçesiyle verilen silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetinin, teknik verilerin ve şüpheli beyanlarının eksik araştırılması sebebiyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın ByLock kullanıcısı olduğu iddiasına karşılık uygulamanın örgüt içi özel bir iletişim aracı niteliği taşıması nedeniyle kullanımının kesin teknik verilerle ispatlanması zorunluluğunu vurgulayarak, bu bağlamda ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının getirtilmemesi, roster kayıtlarındaki kişilerin araştırılmaması ve teşhis beyanında bulunanların tanık olarak dinlenmemesi gibi eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/17484 E.  ,  2025/27588 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/461 E., 2020/892 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/126 E., 2019/182 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62/1,
53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne
yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin..... silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi, ayrıca istinaf aşamasında dosyaya gelen teşhis beyanlarının sanık ve müdafiine okunması ile tüm beyan sahiplerinin tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.