Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünü tanık dinleme ve ankesörlü hat HTS incelemesi eksikliğiyle bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, istinaf aşamasında dosyaya giren yeni beyan sahibinin sanık ve müdafi huzurunda tanık olarak dinlenmesi gerekliliği ile örgütün iletişim yöntemi olarak kullandığı ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarının şüpheden uzak şekilde araştırılması, ardışık aranan diğer şahısların tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi ve HTS kayıtlarının incelenmesi dahil tüm delillerin eksiksiz toplanıp birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, eksik araştırma nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2019/558 E., 2020/1264 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/282 E., 2019/36 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 58/6, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ........M. isimli şahısın teşhis tutanağında sanık hakkında beyanlarda bulunduğu görülmekle; ... M.'nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması lüzumu, 2- Hukuki mahiyeti Dairemiz tarafından benimsenen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas - 2019/6842 karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", hususu gözetildiğinde; Sanığın, örgütsel komunun tespiti, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla ankesörlü hatlardan aranıp aranmadığın her türlü şüpheden uzak tespiti bakımından, dosyada yer alan analiz tutanağına göre sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen ... Ş. isimli şahsın hakkında soruşturma ve kovuşturma varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek bu şahsın tanık sıfatıyla dinlenilmesi; sanık hakkında Türkiye geneli güncel HTS/büfe analiz raporları da temin edilip bu kapsamda ardışık aranan başkaca şahısların olup olmadığının araştırılarak başkaca asker şahıslarla ardışık olarak arandığı tespit edildiği takdirde, tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek bu şahısların da tanık sıfatıyla dinlenilmesi, bu kişilerin HTS ve baz kayıtlarının getirtilip, sanık ile bu kişilerin konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelendikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.