Kullanım kadastrosu davasında ölü kişinin beyanlar hanesine kullanıcı olarak eklenmesi, hazine adına tespit ve yargılama giderleri uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Hazine adına 2/b vasfıyla tespit edilmiş bir taşınmazın kullanım kadastrosuna itiraz davasında, mirasçı davacının murisinin de beyanlar hanesine kullanıcı olarak eklenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararını istinaf yoluyla kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi, orman idaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verirken, davacının talebini kabul ederek ölü murisi kullanıcı olarak eklemiş ve taşınmazın hazine adına tescilini yeniden hükme bağlamış olup, bu kararın davalı hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtayın incelemesi söz konusudur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/256 E., 2023/653 K.KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur Kadastro MahkemesiSAYISI : 2015/14 E., 2017/32 K.Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın, davalılar Hazine/Kadastro Müdürlüğü vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 22... parsel sayılı 25.590,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ölü oldukları belirtilerek ..., ..., ... ve ...'nın Aralık 1945 yılından beri kullanımındadır" şerhleri yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.Davacı dava dilekçesinde; 1 22... parsel sayılı taşınmaz üzerinde murisi olan babaannesi ...'nın diğer şerh sahiplerinin kardeşleri olup, taşınmaz üzerinde murisinin de kullanımının bulunduğunu belirterek, taşınmazın beyanlar hanesine murisinin adının da kullanıcı şerhi olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bir kısım davalılar ... ve müşterekleri cevap dilekçesinde; davacının hakkı varsa itirazlarının olmadığını belirtmişlerdir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın beyanlar hanesinde adı geçen kişilerin ve ...'nın kardeş olduklarını, yıllar önce öldüklerini ve bu taşınmazın yaklaşık 15 senedir hiç kimse tarafından zilyet edilmediğini ancak sağlıklarında İbrahim çocukları olarak kendi babalarından kalan bu yeri zilyet ettiklerini beyan ettikleri, her ne kadar kadastro çalışmasının yapıldığı tarihe kadar uzunca bir süredir zilyetlik kesilmiş ise de Hazinenin beyanlar hanesinin silinmesi yönünde usulüne uygun açılmış bir davası olmadığından taleple bağlı kalınarak beyanlar hanesinin silinmesine karar verilemediği, davacının talebinin kendi büyük annesinin de eklenmesi yönünde olup beyanlar hanesindeki diğer kişilerin zilyetliğine itirazının olmadığı, bu nedenlerle ... ...'in de sağlığında bu yeri mirasçı sıfatıyla zilyet ettiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 22... parselin beyanlar hanesindeki kullanıcılar bölümüne ölü ...'nın da kullanıcı olarak eklenmesine karar verilmiş; hükmün, davalılar Kadastro Müdürlüğü ve Hazine vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "davalıların vekilleri tarafından davanın esasına yönelik istinaf itirazında bulunmayıp sadece husumet ve yargılama giderlerine itiraz edildiği, Orman İdaresinin istinaf itirazları hakkında; davalıya usulünce yöneltilmiş dava bulunmadığı, bu nedenlerle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekilinin istinaf itirazları hakkında ise davalı Hazine vekilinin yargılama sırasında davanın reddini istemesi nedeniyle kanuni hasım sıfatı kalmadığından davanın kabulü nedeniyle aleyhine vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerine hükmedilmesinin yerinde olduğu ancak harçtan muaf olmasına rağmen sorumlu tutulduğu gibi davalı ...'nün davada taraf sıfatı olmayıp yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, kabule göre de taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmemesinin de isabetsiz olduğu" belirtilerek, davalılar Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili ile Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davada taraf sıfatı bulunmayan Orman İdaresi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, 1 22... parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu tespitinin iptaline ve parselin beyanlar hanesindeki kullanıcılar bölümüne ölü ...'nın da kullanıcı olarak eklenmesine, kalan şerhler aynen korunarak parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.