Kadastro tespitine itiraz davasında, Yargıtay bozma ilamı sonrası verilen karara yönelik Hazinenin temyiz itirazı, belirli parselde taraf sıfatı bulunmaması gerekçesiyle reddedilmiştir.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uyarak taşınmazların tescili konusunda kısmen kabul ve kısmen ret yönünde verdiği karara karşı davalı hazine vekilinin yaptığı temyiz başvurusu, hazinenin temyize konu edilen parsel üzerinde tespit maliki olmaması, davaya usulüne uygun katılımının bulunmaması ve aleyhine hüküm kurulmaması nedeniyle taraf sıfatı olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2023/16 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RYargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu 1 04... , 185, 187, 239 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 17... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına; davacı ...'ın, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; öncelikle, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü ile Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden sorularak, varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının getirtilmesi, ayrıca dava konusu taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğunun araştırılıp belirlenmesi ve sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak; çekişmeli taşınmazın tapu kayıt kapsamı dışında kalan kısmı bakımından yöntemince zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 17... parsel sayılı (1 17... parselin ifrazı sonucu oluşan) taşınmazın 29.05.2023 tarihli teknik krokide (D) harfiyle gösterilen 6.806,14 metrekarelik kısmının çıkarılmasından sonra, geriye kalan (A) harfi ile gösterilen 11.579,86 metrekare yüzölçümlü alanın aynı ada ve parsel numarası ve arsa niteliği ile ... adına tapuya tesciline; 29.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide (D) harfiyle gösterilen 6.806,14 metrekarelik kısmın bulunduğu adaya son parsel numarası verilmek suretiyle, dava konusu parselin tamamı 24 pay olarak kabul edilerek; 23/24 payın ... adına, 1/24 payın ise ... oğlu, 1941 doğumlu, 39....... T.C. kimlik numaralı ... adına hisseleri oranında tapuya tesciline" karar verilmiş; verilen hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, Hazinenin dava ve temyiz konusu 1 17... parsel sayılı (1 17... parselin ifrazı sonucu oluşan) taşınmazın tespit maliki olmadığı gibi davaya bu parsel yönünden usulüne uygun bir katılımı ve usulünce açılmış bir davası da bulunmamaktadır. Dolayısıyla davada bu parsel yönünden taraf sıfatı olmadığı ve taraf sıfatı olmaması sebebiyle de temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince de verilen kararla aleyhine bir hüküm de oluşturulmaması nedeniyle Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.