Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet suçunda olağan zamanaşımı süresi dolmasına rağmen yargılamaya devam edilmesini hukuka aykırı bularak mahkumiyet hükmünü bozdu ve kamu davasını düşürdü.
Özet: Yargıtay, 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, zamanaşımını kesen son işlem olan önceki mahkûmiyet hükmünün kurulduğu tarihten itibaren 5237 sayılı TCKnın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, denetim süresi içindeki durma halleri de dikkate alındığında dahi hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçesiyle bozmuş; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davasının düşmesine ve suça konu zeytin ağaçlarının müsaderesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2024/722 E., 2024/790 K. SUÇ :6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen en son işlem olan mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 11.12.2007 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu yerde bulunan zeytin ağaçlarının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/3. fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. fıkrası gereğince MÜSADERESİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.