Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütü üyeliği suçunda ByLock delillerinin kapsamlı şekilde yeniden incelenmesi ve sanığın hukuki durumunun tayini kararı.
Özet: Bu karar, bir sanığın silahlı terör örgütüne üyelik ve yardım etme suçlarından mahkumiyetini usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak onarken, diğer sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyetini, Bylock kullanımına ilişkin teknik verilerin ve HTS kayıtlarının detaylı incelenmesi, uzman bilirkişi raporu alınması, ilgili kişilerin kimlik tespitleri ve tanık ifadelerinin toplanarak sanığın örgütsel konumunun ve faaliyetlerinin netleştirilmesi amacıyla eksik inceleme gerekçesiyle bozarak, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın iadesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/31351 E.  ,  2025/26520 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/76 E., 2021/724 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/264 E., 2019/379 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
SUÇ TARİHLERİ : ... yönünden 16.12.2014, ... yönünden 17.10.2018
HÜKÜM : 1) Sanık ... yönünden TCK’nın 314/2 ve 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2) Sanık ... yönünden TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık ... yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına ilişkin;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık ... yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına ilişkin;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin ..... silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanık ... tarafından kullanılmış olabileceği değerlendirilen ... ID numaralı ve ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, sanığın fiilen kullandığı GSM hattına ait HTS kayıtlarının, Bylock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilerek var ise bu beyanların getirtilmesi, tespit edilmesi halinde ifade sahiplerinin ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit görülmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.