Uluslararası sularda insani yardım gemisine İsrail saldırısı sonrası yaralanan gönüllünün maddi ve manevi tazminat talebinin temyiz aşamasındaki incelemesi.
Özet: Uluslararası sularda insani yardım taşıyan gemide, yabancı bir devletin silahlı güçleri tarafından saldırıya uğrayarak yaralanan davacı, el konulan eşyalar, tedavi giderleri, geçici ve sürekli iş göremezlik ile psikolojik işkenceye maruz kalması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir; ilk derece mahkemesi kısmen kabulle maddi ve 40.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesi tarafından davacının manevi tazminat talebinin yetersizliği gerekçesiyle kaldırılarak 100.000 TL manevi tazminat ile birlikte 414.535,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı dahil diğer maddi tazminatların olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/5477 E.  ,  2025/13047 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/6 30... /294 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/3 16... /349 Karar
BİRLEŞEN KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2020/5 02... /64 KARAR SAYILI DOSYASI
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan... isimli gemi ile ... insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle silahla yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere el konulan ve iade edilmeyen kişisel eşyalar için 1.000,00 TL, el konulan para için 2.000,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi masrafları için 100 TL, geçici iş gücü kaybı için 100 TL olmak üzere 3.200,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, haksız saldırının kınanması ve kınama kararının yayınlanması isteminde bulunmuş; bedel artırım dilekçesi ile talebini geçici iş göremezlik yönünden 14.425,17 TL'ye, tedavi masrafları için 2.100,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle sürekli maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 414.535,02 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen dosya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının İsrail Devletinin saldırısı neticesinde silahla yaralandığı, sürekli ve geçici maluliyetinin oluştuğu, alınan maluliyet ve hesap raporunun denetime uygun olduğu, hükme esas alınması gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile asıl davada 14.425,17 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.000,00 TL iade edilmeyen eşya bedeli, 2.000,00 TL gasp edilen para, 2.100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 19.525,17 TL maddi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması talebinin reddine; birleşen davanın kabulü ile 414.535,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaralanma derecesi, olayın oluş şekli, olay tarihi değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile 14.425,17 TL geçici iş göremezlik zararı, 2.000,00 TL iade edilmeyen kişisel eşya bedeli, 2.000,00 TL gasp edilen para, 2.100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 19.525,17 TL maddi tazminatın 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması talebinin reddine; birleşen davanın kabulü ile 414.535,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihi olan 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İsrail Devletinin tüm dünyanın gözü önünde yapmış olduğu hukuk dışı muamele ve işkence nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yetersiz ve kabul edilemez miktarda olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını, ayrıca kararın yayınlanması talebinin reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yararlarına vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, davada yasal hasım konumunda olduklarından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden muaf tutulmaları gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; ... insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan... isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi tazminat, manevi tazminat, haksız saldırının kınanması ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
A. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, silahla yaralanmaya bağlı davacıda meydana gelen maluliyet oranı, davacının maruz kaldığı hukuk dışı ve kötü muamele ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
B. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde, “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı yararına asıl ve birleşen davada kabul edilen maddi tazminat miktarları yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
HMK'nın 26 ncı maddesi "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmünü haizdir.
Dava dilekçesi ile davacının yanında götürmüş olduğu el konulan kişisel eşyaları yönünden 1.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, talebin artırılmadığı anlaşılmakla; bu kalem yönünden davacının talebi aşılacak şekilde 2.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin; (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.