Haksız yakalama, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik bulunması üzerine Yargıtay tarafından bozulması kararı.
Özet: Davacının haksız yakalama, gözaltı ve tutukluluk sebebiyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi maddi tazminatı reddederken manevi tazminatı 10.000 TL olarak belirlemiş, bölge adliye mahkemesi ise manevi tazminatı 13.000 TLye yükselterek düzeltme yoluna gitmiş; ancak Yargıtay, 128 gün süreyle haksız yere gözaltında ve tutuklu kalan davacıya hükmedilen 13.000 TL manevi tazminatı, sosyal ve ekonomik durumu, suçlamanın niteliği ve tutukluluk süresi gibi hakkaniyet ölçütlerine göre eksik bularak, davacının temyiz itirazını haklı görmüş ve bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuştur.
12. Ceza Dairesi         2022/4273 E.  ,  2025/8213 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3783 E., 2021/717 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yakalama, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00TL maddi ve 200.000,00TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek en yüksek kredi faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ve davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının ise manevi tazminatın 13.000 TL'ye yükseltilmesi ve buna bağlı olarak değişen vekalet ücretinin 2.725 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının maddi tazminat talebinin de kabulüne ve hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna ve kararın bozulmasına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/22213 Soruşturma ve 2018/13430 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.07.2016- 02.12.2016 tarihleri arasında 128 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 14.06.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış başka bir tazminat davasının bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ve davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının ise manevi tazminatın 13.000 TL'ye yükseltilmesi ve buna bağlı olarak değişen vekalet ücretinin 2.725 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.