Trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, sigorta şirketi pasif husumet itirazı ve maluliyet oranına ilişkin çelişkili uzman raporlarının giderilerek yeniden değerlendirilmesi gerekliliği.
Özet: Davacı, trafik kazası sonucu yüzde oluşan skar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine dava açmış, ancak uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri, davacının sunduğu %5 maluliyet raporuna rağmen, kendi aldıkları ve maluliyet tespitine gerek olmadığı yönündeki rapora dayanarak davayı reddetmiştir; temyiz incelemesinde ise, davacının %5 sürekli iş göremezlik iddiasına karşılık, dosyada yer alan ve aynı yönetmeliğe göre düzenlenen ancak maluliyet oranı konusunda çelişkili sonuçlar içeren iki farklı sağlık kurulu raporu bulunduğu ve zararın kapsamının belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun, yetkili bir sağlık kurulu raporu alınmasının esas olduğu değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/394 D.İş - 2024/394 KSAYISI : 2024/İHK-21707SAYISI : K-2024/117838 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 50.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve 2.065,00 TL rapor ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava tarihini kapsayan poliçe bulunmaması sebebiyle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dosyaya sunulan raporun uzman hekimin dahil olmadığı heyetçe düzenlendiği, bu nedenle hükme esas almaya elverişli olmadığı, 3 kişilik adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden alınan maluliyet raporunda davacının engel oranı tespitine mahal arazının olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temyize konu kararın kesin olmadığını, dosyada mübrez maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, yönetmeliğe uygun düzenlendiğini, müvekkilinin geçirdiği trafik kazasından dolayı yüzünde 5 cm boyutunda uzaktan dahi fark edilebilir nitelikte hipertrofik skar dokusu kaldığını, bilirkişi tarafından yönetmeliğin yanlış maddesi üzerinden tespit yapıldığını, iki maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 19.02.2022 tarihinde meydana gelmiştir. Dosyanın incelenmesinde; ... Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.03.2023 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklanan hipertrofik skar nedeni ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede davacının trafik kazasına bağlı sürekli engellilik oranının %0 olduğu belirtilmiş, hakem heyetince bu rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bahsi geçen her iki raporda da 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve aynı arazlar nedeniyle maluliyet belirlemesi yapmış olmasına rağmen aralarında fahiş fark ve çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının maluliyet durumuna ilişkin alınan raporlar arasında oluşan çelişkiyi giderecek şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.