İş sözleşmesinin feshinde talep edilen kötü niyet tazminatının ihbar tazminatından farklı bir kavram olması nedeniyle, yerel mahkemenin ihbar tazminatına hükmetmesi Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Özet: Yargıtay, iş akdinin kötü niyetle feshedildiği iddiasıyla kötü niyet tazminatı talep eden davacının başvurusunda, yerel mahkemenin bu talebi reddederek, kötü niyet tazminatını ihbar tazminatını da içerdiği gerekçesiyle ihbar tazminatına hükmetmesini hatalı bulmuştur; zira kötü niyet tazminatı ile ihbar tazminatı birbirinden tamamen farklı hukuki kavramlar olup, talep dışına çıkılarak hüküm tesis edilmesi yasalara aykırı olduğundan yerel mahkemenin kararı bozulmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2010/11945 E.  ,  2012/18310 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ(MÜSTEMİR YETKİLİ)

DAVA :Davacı, kötüniyet tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini ileri sürerek kötü niyet tazminatı isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, ibraname alındığını , feshin kötü niyetle yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kötü niyet tazminatı şartının oluşmadığı, çoğun içinde azın da olması nedeni ile ihbar tazminatı alacağının olduğu gerekçesi ile kötüniyet tazminatı isteğinin reddine, bu talebin ihbar tazminatı olarak isteğin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalının temyizine gelince :
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkide kötü niyet tazminatı yerine ihbar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür. Yasanın 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.
Tazminat miktarının belirlenmesi de Yasa ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötü niyet tazminatının” ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasanın 17 nci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.HD. 12.6.20 08... /21422 E, 2008/ 15336 K).
Somut olayda, davacı, ihbar tazminatını 3 katı tutarında “kötü niyet tazminatı” talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının bu talebin ihbar tazminatınıda içerdiği gerekçesi ile hüküm tesis edilmiştir.
Davacının talep ettiği kötüniyet tazminatı ile ihbar tazminatının birbirinden tamamen farklı kavramlar olması itibari ile talep dışına çıkılmak sureti ile ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.