İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, lojistik şirketinin trafik kazası sonrası haksız fiil nedeniyle uğradığı maddi hasar ve iş kaybı tazminatı davası.
Özet: Lojistik firması davacı, freni patlayan davalı çekicinin şirketine ait araca çarparak maddi hasar ve 50 günlük iş kaybına yol açtığını, davalı sürücünün kaza tespit tutanağında kusurunu ikrar ettiğini ve %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek, bakiye onarım bedeli ve iş kaybı zararı olarak toplamda şimdilik 60.000 TL tazminat talep ederken; davalı şirket, iddiaları reddedip davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kazanın davacı sürücüsünün hatalı sollama yapmasıyla meydana geldiğini ve kendi aracının tarif edildiği şekilde kazaya karışmadığını savunmuştur.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/735 Esas
KARAR NO : 2025/1117
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/09/2024
KARAR TARİHİ: 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; ... A.Ş unvanlı müvekkili şirket, İzmir merkezli ulusal ve uluslararası alanda karayolu ve demiryolu ile yük taşımacılığı, depolama ve gümrük hizmetleri sunan alanında önde gelen saygın şirketlerden bir tanesi olduğunu, 19.01.2024 tarihinde saat 17:20'de müvekkili şirkete ait ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse sürücüsü ..., ... yolunda kendisine eskortluk yapan ... plakalı araç sürücüsü ... ile seyir halinde iken, arkadan gelen ve frenleri patlayan ... idaresindeki ... Plakalı çekici cinsi aracın önce çekicinin sağ aynasına sonrasında da lowbet dorsesinin sağ arka tampon ve sağ arka tekerine çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, arkadan çarpma sebebiyle maddi hasarlı trafik kazasına kusurlu bir şekilde sebebiyet veren ... plakalı çekici cinsi aracın işleteni/maliki 1 no.lu davalı, sürücüsü ise 2 no.lu davalı olduğunu, kazanın gerçekleşmesini müteakip; maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş olup, tutanakta ... plakalı araç sürücüsü 2 no.lu davalının kazanın meydana gelmesindeki kusurunu açıkça ikrar ettiğini, bu kazada %100 Asli kusurlu 2 no.lu davalı taraf olmakla birlikte, müvekkili şirkete ve sürücüsüne atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkili şirket lojistik alanında faaliyet gösteren bir şirket olmakla, bahse konu çekici ve dorsesinin parçalarının mali değeri de oldukça yüksek olduğunu, karşı taraf eylemleriyle müvekkili nezdinde büyük bir maddi zarara neden olmuştur. 22.01.2024 tarihinde müvekkili şirkete ait çekici ve dorsesi ... Şti. Nezdindeki serviste 50 gün hasar onarım için kaldığını, 2 no.lu davalı işbu araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için serviste gerçekleştirilen tüm işlem detaylarını gösterir hasar onarım faturasıyla sabit olduğu üzere müvekkili şirkete 231.807,01 TL tutarında zarar verdiğini, 1 no.lu davalı araç maliki/işleteninin sigortalı olduğu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketi ... Sigorta şirketine başvuru yapılmış olup, bu tutarın 200.000,00 TL'lik kısmı ... A.Ş tarafından karşılanmış olsa da, sigorta limiti yetmediği için bakiye kısma ilişkin bir ödeme alınamadığını, bunun yanında araç 50 gün (22.01.2024-11.03.2024) onarım için serviste kalmış, müvekkili şirketin taşıma faaliyeti kapsamında kullandığı ticari aracı bu süre zarfında kullanamamış olması sebebiyle yaklaşık 450.000,00 TL+ KDV iş kaybı zararı meydana geldiğini, iş kaybı zararının hesabında kaza öncesi ve sonrası karlılık tutarları ve işin tamamlanma süreleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, müvekkili birçok taşıma işi ile iştigal ettiğinden, yaptığı günlük taşıma adedi bölgelere göre farklılık gösterdiğini, aynı araçla emsal taşıma işindeki karlılık ortalaması iş başına 50.000,00 TL olarak belirlenmiş olup; yine geçmiş verilere istinaden 50 günde yaklaşık 9 işin tamamlanacağı değerlendirildiğini, bu kapsamda iş kaybı 450.000,00 TL+KDV olarak hesaplandığını, müvekkili şirketin hasar onarımı için bakiye 31.807,01 TL hasar onarım bedeli, 50 günlük iş kaybı için 450.000,00 TL+KDV iş kaybı zararı olmuş olsa da, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak koşulu ile haklı davanın kabulüne, müvekkili şirket'in uğramış olduğu zarara yönelik şimdilik 10.000,00 TL hasar onarım bedeli ile şimdilik 50.000,00 TL iş kaybı bedeli olmak üzere toplam 60.000 TL tutarındaki maddi zararın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ŞTİ. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine sonuç doğuracak tüm beyanlarını reddettiklerini, öncelikle dava görevli ve yetkili mahkemede açılmamıştır, görev ve yetkiye itiraz ettiklerini, davacı tarafından davaya konu olay tek taraflı soyut düşünce ve kanaate dayalı olarak izah edildiğini, davacı taraf müvekkili şirket adına kayıtlı aracın kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren sürücü idaresinde iken trafik kazasına karıştığını ileri sürmekte ise de müvekkili şirketin maliki olduğu araçla ilgili olarak böyle bir durum söz konusu dahi olmadığını, kazanın meydana geliş şekli dahi gerçeğe aykırı bir şekilde beyan edildiğini, 19.01.2024 tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı araç ... çevreyolundan ... istikametine doğru normal hızda ve trafik kurallarına uygun şekilde hareket ederken; davacı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse sürücüsü tarafından trafik kuralları ihlal edilerek sollama yapmanın yasak olduğu alanda hatalı sollama yapıldığını, bu aracı eskortluk yapan ... plakalı araç sürücüsü de bu duruma şahit olduğunu, arka arkaya oldukları için iki araç birbirlerini takip edecek şekilde hatalı sollama yaparak müvekkili şirkete ait aracı liman girişine yaklaşık 100 MT kala kazaya sebebiyet verdiğini, davacı şirkete ait araçlar hatalı sollama yapıp sonrasında yolun sağında 100 mt mesafe kalan liman girişine girmeye teşebbüs etmeleri ve bu esnada da limandan başka tır/çekici nitelikli büyük araçların çıkış yapıyor olması sebebiyle kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili şirkete ait aracın frenlerinin patlaması sebebiyle durmaması söz konusu olmadığını, yolun sağ tarafında kalan limana giriş yapacak olmasına rağmen 100 mt kala olağan dışı bir hızla hatalı sollama yapan ve yolun ortasında duran davacı şirkete ait araçlar sebebiyle kaza meydana geldiğini, davacı şirkete ait çekici yolun ortasında durduğu için, limandan başkaca büyük vasıta nitelikli araçlar çıkış yaptığı için ve yolun müvekkili şirkete ait araç tarafında tırlar dizili olduğu için davacıya ait araçların kusurlu eylemleri sebebiyle kaza meydana geldiğini, kaza fotoğraflarından ve kazaya dahil olan araçlardaki hasarların fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere araçlarda hasarın meydana geldiği bölgeler yolun, liman girişinin ve yolun durumu faktörleri birlikte değerlendirildiğinde de beyan ettiği şekilde gerçekleştiğini ortaya koyduğunu, müvekkili şirkete ait araç; tamamen davacı şirkete ait aracın kusurlu eylemleri sebebiyle ve trafik güvenliğini en az tehlikeye sokacak şekilde davacı şirkete ait aracın yalnızca arka sağ bölgesine çarptığını, iddia edildiği şekilde büyük bir hasar söz konusu bile olmadığını, fotoğraflarda da arka tamponun lokal bir bölgesinde ve lastikte ufak nitelikli hasar olduğunun anlaşıldığını, kazanın gerçekleşmiş olması teknik ve fizik kuralları gereği mümkün değildir. Tüm bu noktalarda kusur oranlarının ve kusura ilişkin talepler ile illiyet bağının tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre işlem yapılması ve üstünlük tanınması hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın temelini oluşturan kaza tespit tutanağının içeriğinde yer alan aleyhe hususların hiçbirini kabul etmediklerini, davaya esas olarak gösterilen kaza tespit tutanağına dayanarak rücu şartlarının ve icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu savunan davacı davasında haksız olduğunu, tarafların ve dava dışı kazaya dahil araçların kusur oranının yargılama sürecinde bilirkişi, keşif ve dayandığı diğer delillerin toplanması vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, davada kusur oranların tam olarak belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından beyan edilen ve tutanakta belirtilen kusur oranı kabul edilmediğini, kusur oranlarının gerçekçi bir şekilde belirlenebilmesi için, olayın tam olarak anlaşılması ve seyir halinde olan ve kazaya karışan tüm araçların hız, şerit, kural ihlali yapıp yapmadığı, alkollü veya uyuşturucu madde tesirinde olup olmadığının, araçlarının durumunun ve diğer araçla gerçekleşen çarpışmada kusur ve illiyet bağının tam olarak tespit edilmesi gerektiğini, kazanın gerçekleştiği bölgede kamera kayıtlarının, kazanın gerçekleştiği bölgeyi gören mobese kayıtlarının toplanması gerektiğini, müvekkili bakımından Karayolları Trafik Kanunu 86. Maddesi uyarınca rücu şartları gerçekleşmediğini, olaya ilişkin kusur oranları gerçekçi ve hakkaniyetli olarak değerlendirildiğinde diğer sürücülerin de ağır ve belki de tam kusuruyla olayın gerçekleştiğini, davacının yalnızca ödenmiş olan bedeli bir şekilde tahsil etme düşüncesiyle hareket ederek müvekkiline rücu edilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin hangi karar gereği, neye istinaden, ne kadar yapıldığı açık olmadığını, ödenen miktarın hakkaniyete uygun bir bedel olup olmadığı da belli olmadığını, kazaya karışan araçlarda meydana gelen hasarın ve kazanın sebebi müvekkili şirkete ait araç olmamakla birlikte; bu ihtimalde dahi ödenen bedellerin somutlaştırılması gerektiğini, iddia edilen hasarlara karşılık talep edilen bedeller oldukça yüksek kaldığını, basit bir onarım işlemi görmesi gereken araçta parça değişikliği, üstelik aracın niteliği gereği daha da yüksek bedelli olduğu iddia edilen parça değişikliğine bağlı hasar bedeli/tazminat talebi hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, bu noktada davacının talepleri zararın tazmininden ziyade hakkaniyete aykırı bir zenginleşmeye sebebiyet verebilecek talepler olduğundan fahiş iddialara dayalı taleplerinin reddi gerektiğini, aracın 50 gün onarım için serviste kalmış olduğu iddia edildiğini, bilirkişi incelemesi yapılması gereken bir diğer hayatın olağan akışına aykırı beyan da ve talep de bulunulduğunu, haricen yapılan araştırmalar sonucu bahsi geçen hasarın 3-7 gün içerisinde giderilebilecek bir hasar olduğu belirlendiğini, hayatın olağan akışında ortalama 5 günde gerçekleştirilebilecek bir onarım işlemiyle hasarın giderilmesi mümkünken; tercihen ve keyfi olarak parça değişikliğine gidilmesi ve parça değişikliği sebebiyle gerekçesizce sürecin uzatılmasının ve buna bağlı olarak iş kaybı olduğu iddia edilen fahiş bir bedelinin müvekkili şirkete yükletilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirkete yükletilmek istenen bedel şirkete ait tek araç adeta davaya konu araçmış gibi bir profil çizildiğini, şirketin aynı iş ve eylemlerde kullandığı birçok çeşitli araç olduğu da sabit olduğunu, şirket adına kayıtlı bu nitelikteki araçların dosyaya bildirilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin iş kaybına ilişkin her türlü iddiasını açıklanan sebeplerle, iddia ve taleplerin gerçeğe aykırı fahiş ve zenginleşme aracı olarak kullanılan sebepler ile reddini talep ettiklerini, usul ve esasa aykırı olarak haksız, hukuka aykırı iddia ve itirazlarla müvekkil davalı aleyhine ikame ettirilen işbu davanın ve dava ileri sürülen her türlü alacak, faiz, tazminat taleplerinin reddine; tüm yargılama giderleri, harç, masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden sigorta ve hasar bilgileri, kazaya karışan araçlara ilişkin tescil bilgileri dosya içerisine celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan değer kaybı bedeli ve hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hadise tarihinde meydana gelen kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kaza neticesinde dava konusu araçta hasar oluşup oluşmadığı, oluşması halinde tutarları, davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği, Netice itibari ile hasara dair alacak kalemlerinin talep şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarının tespiti noktalarında toplandığı,
Somut olayda;19.01.2024 günü saat 17:20 sularında davacı ... A.Ş'ye ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse ile sürücüsü ...; ... yolunda kendisine eskortluk yapan ... plakalı araç sürücüsü ... refakati ile seyir halinde iken, arkadan gelen davalı ... ŞTİ.'ye ait ... plakalı çekici cinsi sürücüsü ...; önce eskort aracın sağ aynasına çarpmasının ardından ait ... plakalı Lowbed dorsenin sağ arka tampon sağ arka yan ve sağ arka tekerine çarpması sonucu maddi trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup,
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi heyeti raporunda; kazanın oluşumunda davacı ... A.Ş'ye ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı ... ŞTİ.'ne ait aracın sürücüsü olan davalı ...'in kusurlu hareketi nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, dava konusu ... model ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorseli ... Çekici Yarı römork “ün hasarlı kısımların onarım ve tamirattaki işçilik bedelleri 2024 yılı yedek parça ve işçilik fiyatlarının piyasa rayiçlerine göre yapılan tespit sonucunda; işçilikler toplam hasarın 211.266,00 TL.(K.d.v dahil) olduğu.(Kaza tarihine göre fiyat tespiti.), İkame araç bedelinin 150.000,00 TI. (K.d.v. dahil.) olduğu, davalılar araç maliki ... ŞTİ. ve sürücüsü ... açısından; Araç Maliki ve sürücüsünün 2918 sayılı KTK.nun 85/1 maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olması nedeni ile toplam bakiye tazminat tutarı olan 11.266,00-TL tutar üzerinden davaya konu kaza tarihi olan 19.01.2024 tarihi itibari ile sorumlu olabileceği olduğu, anlaşılmakla miktar arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜNE, ( davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları, tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla)
a-) i-Hasar bedeli olarak davalı ... Ltd. yönünden, 11.266 TL alacak kaleminin 19.01.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ii- Hasar bedeli olarak davalı ... yönünden, 11.266 TL alacak kaleminin 19.01.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 769,58 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 30,00 TL ıslah harcı toplamı 457,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 311,98 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.266 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 135,00 TL e-tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5,00 TL KEP masrafı, 840,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplamı 12.980,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 30,00 TL ıslah harcı toplamı 885,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
8- Arabuluculuk ücretinin tefrik öncesi esas dosya olan ... E sayılı dosyada değerlendirilmesine, (mükerrer tahsilat/harç tahsil olmaması açısından)
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... ın yokluğunda,
Dair; HMK 341/2 hükmü mucibince kanunyolu olmaksızın miktar itibarıyla KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı