Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirle ölüme ve yaralanmalara yol açan tam kusurlu sanığın eksik cezalandırılmasına dair yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Ölenin eşi ve çocuklarının katılan sıfatıyla davaya kabul edildiği yargılamada, sanığın meskun mahalde direksiyon hakimiyetini kaybederek neden olduğu trafik kazasında bir kişinin ölümüne ve dört kişinin yaralanmasına asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği sabit görülerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmişse de, yerel mahkemenin suçun ağırlığına ve sanığın kusuruna karşın alt sınırdan yetersiz uzaklaşarak eksik ceza tayin etmesi, adalet ve orantılılık ilkelerine aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.
12. Ceza Dairesi         2021/1541 E.  ,  2025/8200 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/5 E. 2016/131 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Katılanlar vekilinin temyiz talebi yönünden; vekilleri aracılığıyla katılma isteminde bulunmalarına rağmen bu konuda haklarında herhangi bir karar verilmeyen ölenin eşi ve çocukları olan şikâyetçiler ... ile ...ve ...'nın, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz haklarının bulunduğu kabul edilerek, her ne kadar haklarında esas mahkemece katılma kararı verilmemiş ise de vekilleri aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradelerini ortaya koyan ..., ... ve ...'nın 5271 sayılı CMK'nın 237/2.maddesi uyarınca davaya katılmalarına, ortak vekillerinin de katılanlar vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına dair verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının, sanık hakkında fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya tayininin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü, sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içerisinde, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, devlet karayolu üzerinde gündüz vakti seyri esnasında kaza mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine orta refüjü aşarak karşı yön istikametinden gelmekte olan katılan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki otomobile çarpması sonucu sanığın asli ve tam kusuru ile katılan sürücünün otomobilinde yolcu olarak bulunan ...'nın ölümüne ve katılan sürücü ... ile diğer katılan yolcular ... ile ...'nın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, vücutlarında kırığa sebebiyet verir nitelikte, bir diğer katılan ...'nın ise hayati tehlikeye neden olur, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olur nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,
dosya içeriğinde mevcut 30.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne ve 3 kişinin nitelikli, bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile geçer şekilde olmak üzere toplam 4 kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.