Ekip şefinin hatalı anonsu ve ihmali sonucu elektrik çarpmasıyla ölen işçi davasında taksirle öldürme mahkûmiyetini Yargıtay, adli para cezası çevrimindeki usuli eksikliği düzelterek onadı.
Özet: Bir elektrik arızası giderme çalışması sırasında, ekip şefi olan sanığın hatalı enerji kesme anonsu ve iş güvenliği önlemlerini yetersiz bırakması sonucu bir işçinin elektrik akımına kapılıp yüksekten düşerek ölümüne neden olmaktan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme kararında, esasa ilişkin bir hukuka aykırılık bulunmazken, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sürecinde adli para cezasının günlük miktarının belirlendiği TCK 52/2 maddesinin gerekçede gösterilmemesi bir usul hatası olarak tespit edilerek, bu hata yeniden yargılamaya gerek duyulmaksızın üst mahkeme tarafından düzeltilmek suretiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2021/1018 E.  ,  2025/8199 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/417 E. 2016/222 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 18.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; Süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunan sanığın temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olayın meydana geldiği tarihte, yüklenici firma olan .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nde ekip şefi ünvanı ile çalışan sanık ... ile elektrik teknisyeni ölen ...'ün Diyarbakır-Derik ilçesinde bulunan elektrik arızasının onarımı amacı ile bölgedeki trafo direğinde çalışma yaptıkları esnada, sanığın aşamalardaki beyanları ve tanık ifadeleri ile sabit olduğu üzere çalışma öncesi ekip şefi olarak trafo dağıtım merkezine şehir-1 elektrik hattı yerine şehir-2 elektrik hattının kesilmesi anonsunu geçtiği, bu nedenle çalışma yapılan direkteki akımın kesilmediği, elektrik akımına dayanıklı sepetin bulunduğu aracın yolun bozuk olduğundan bahisle trafo direğine yanaştırılmadığı ve üzerinde herhangi koruyucu teçhizat bulunmaksızın direğe tırmanmak suretiyle yukarı çıkan ölen işçi ...'ün trafonun yanmaya başlaması ile elektrik akımına kapıldığı anda sanığın tekrar elektrik dağıtım merkezine anons geçmesi üzerine akımın kesilmesi sonrası yüksekten düşerek öldüğü, Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli otopsi raporunda kişinin kesin ölüm sebebinin "vücudundan elektrik akımı geçmesi ve yüksekten düşmeyle oluşabilir nitelikteki, kemik kırıklarıyla birlikte olan beyin kanaması ile iç organ harabiyetinin birleşik etkisinden ileri geldiği "nin belirtildiği olayda,
Dosya kapsamında mevcut bulunan 11.10.2015 tarihli, üç kişilik bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, kazanın asıl nedeninin olay yerinde elektrik çarpma tehlikesi bulunmasına rağmen yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması ve olaydaki yüksek gerilim direği Şehir-1 fiber hattından beslendiği halde dikkatsizlik sonucu sanık tarafından yapılan hatalı anonsla Şehir-2 fiber hattının enerjisinin kesilmesi olduğunun anlaşılması karşısında sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ...'ün yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2.maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün sanık ... hakkındaki (3) numaralı bölümünün (3.) paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaletiyle 50/1-a.maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20.-TL olarak hesabıyla 18.200.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.