Mera aidiyeti tespitine ilişkin kesinleşen kararın infazda tereddüt yaratması üzerine, usuli eksiklik giderilerek müşterek kullanım hakkı sahibi köylerin belirtilmesiyle yapılan tavzih kararına davalı vekilince temyiz itirazı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, mera aidiyetinin tespiti davasında verilen kesinleşmiş hükümdeki "diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiği" ibaresinin infazda yarattığı tereddüdü gidermek amacıyla davacı tarafından talep edilen tavzih işlemine ilişkindir; ilk tavzih kararının usuli eksiklikler ve hükmün esasını değiştirmesi nedeniyle bozulmasının ardından, mahkeme bozmaya uyarak hüküm fıkrasındaki belirsizliği giderip müşterek kullanım hakkı olan köyleri net bir şekilde belirterek tavzih kararı vermiş; ancak bu son tavzih kararı da davalı tarafça hükümde esaslı değişiklik yapıldığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3972 E.  ,  2025/5086 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera aidiyetinin tespiti istemli davada hükmün kesinleşmesinden sonraki aşamada; davacı tarafından kararın tavzihinin talep edilmesi üzerine Mahkemenin 17.06.2025 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 17.06.2025 tarihli ek kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mahkemece verilen 02.11.2021 tarihli kararda yer alan "diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiğinin tespitine" yönelik hükmün infazda tereddüt yarattığını, bu kısmın "tespit gibi tesciline" şeklinde tavzih edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalılara tavzih dilekçesi tebliğ edilmediğini, tavzihle hükümde esaslı değişiklik yapılamayacağını belirtmiştir.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI ve İLK TAVZİH KARARI
Mahkemenin 02.11.2021 tarihli ve 2018/96 Esas, 2021/131 Karar sayılı kararıyla; "...Asıl davanın kabulü ile; mera vasfındaki taşınmazın kullanım hakkının davacı ... Kişiliğine ait olduğunun tespitine, kalan kısımda diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiğinin tespitine, birleşen davanın kabulü ile; mera vasfındaki taşınmazın kullanım hakkının davacı ... Kişiliğine ait olduğunun tespitine, kalan kısımda diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiğinin tespitine..." karar verilmiştir.
02.11.2021 tarihli hükmün kesinleşmesi sonrasında davacı vekilinin tavzih talebi üzerine, Mahkemenin 23.10.2024 tarihli tavzih ek kararıyla; "...hüküm fıkrasında yer alan "kalan kısımda diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiğinin tespitine" cümlesinin çıkarılarak yerine "kalan kısımın mera olarak ipkasına..." şeklinde hükmün tavzihine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 23.10.2024 tarihli ve 2018/96 Esas, 2021/131 Karar sayılı ilk tavzih ek kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.02.2025 tarihli ve 2025/ 77 Esas, 2025/677 Karar sayılı ilâmında; "...Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunduğu, bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği olup aksi hâlde, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyeceği, somut olayda; davacı vekilince 14.10.2024 tarihli dilekçe ile temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen hükmün tavzihinin talep edildiği, ancak davacı vekilinin tavzih talebine dair dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği görülmüş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesi uyarınca karşı tarafa tavzih dilekçesinin tebliğ edilmesinin zorunluluğu karşısında Mahkemece bu usuli eksiklik giderilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu; öte yandan, mahkemenin "02.11.2021 tarihli kararının hüküm kısmının 1. paragrafının son cümlesi ile 4. paragrafının son cümlesinin, davacı köyün kullanım hakkının tespitine karar verilen yerler dışında kalan kısmın hangi köylerin müşterek kullanımında olduğu yazılmak suretiyle tavzihi gerekirken, infazda karşılıklığa yol açacak şekilde mera vasfında bir uyuşmazlık bulunmayan taşınmazda, kalan kısmının mera olarak ipkasına" karar verilmesinin hatalı olup bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen EK Karar
Mahkemenin başlıkta belirtilen 17.06.2025 tarihli ek (tavzih) kararıyla; hüküm fıkrasında yer alan "kalan kısımda diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiğinin tespitine" cümlesinin çıkarılarak yerine "kalan kısımda tespit gibi .... Mahallesi, .... Mahallesi, ... Mahallesi, .... Mahallesi, .... Mahallesi ve .... Köyü'nün müşterek kullanımının devamına," yine; birleştirilen dava ile ilgili hüküm yerinde; "kalan kısımda diğer köylerin müşterek kullanımının devam ettiğinin tespitine" cümlesinin çıkarılarak yerine "kalan kısımda tespit gibi ... Köyü, .... Köyü, ....Köyü, .... Köyü ve .... Köyü'nün müşterek kullanımının devamına" şeklinde hükmün tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili ek kararın temyizi dilekçesinde; tavzihle hükümde esaslı değişiklik yapılamayacağını, usul ve yasaya aykırı 17.06.2025 tarihli tavzih ek kararın bozulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyiz istemi, Mahkemenin 17.06.2025 tarihli ek (tavzih) kararına ilişkindir.
Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 455.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesinde; "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklinde belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 305. maddesinde de; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir.
Mahkemece; kesinleşen hükmün tavzihinin davacı tarafça talep edilmesi üzerine, duruşma günü verilerek taraflara tebliği sağlanmış, taraf teşkili sağlanarak yapılan 17.06.2025 tarihli celsede tavzih talebinin kabulü ile hükmün tavzihine karar verilmiştir.
O hâlde; tavzih talebinin kabulüne ilişkin Mahkemece verilen 17.06.2025 tarihli ek (tavzih) karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından Mahkemesince verilen 17.06.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.