Kamulaştırmasız el atma bedeli ödenen taşınmazın imar uygulamasıyla davalılara tekrar tahsisi üzerine idarenin açtığı sebepsiz zenginleşme davasının zamanaşımı nedeniyle reddi kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarenin, kamulaştırmasız el atma davası sonucu bedelini ödediği bir taşınmazın imar uygulaması neticesinde eski maliklerine fazladan imarlı parsel olarak tahsis edilmesi üzerine, bu fazla alanın bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri ödenmesini talep ettiği ancak ilk derece ve istinaf mahkemelerince zamanaşımı gerekçesiyle reddedilen dava, idarenin temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkemece değerlendirilmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3458 E.  ,  2025/12739 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1308 Esas, 2024/1970 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/346 Esas, 2024/128 Karar
Taraflar arasındaki davacı idare tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedeli ödenen taşınmazın imar uygulaması nedeni ile tekrar davalılara tahsis edilmesi nedeniyle davalılara tahsis edilen parsel alanının hesaplanması ve bedelinin davacı idareye ödenmesine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki olduğu dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1125 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiası ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve davacı idare aleyhine Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ve bu davanın karara çıktığını, karar davalılarca icra takibine konu edildiğini ve İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2004/... sayılı dosyası üzerinden yapılan takip sonrasında taraflar arasında yapılan 03.08.2004 tarihli protokole istinaden davacı tarafa toplam 212.112,96 TL ödeme yapıldığını, mahkeme kararınca davalılara ödemeler yapıldığını, ancak Tapu Müdürlüğünce kararda yol olarak terkin edilmesi gereken kısımlara ilişkin hükmün uygulanmadığını, bedeli ödenen ve imar uygulamasına giren alanda kalan kısım nedeniyle davalı taraflar lehine fazladan imarlı parsel tescil edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalılar lehine fazladan tescil edilen alanın ve bedelinin hesap edildiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi kusuru ile ortaya çıkan durum nedeniyle talepte bulunduğunu, iddialarının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay içtihatlarından da görüleceği üzere kamu kurumlarıyla ilgili olarak zamanaşımı sürecine ilişkin sürenin dava açma emrini vermeye yetkili makamın zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı yönünde olduğunu, müvekkil idarenin ilgili birimince 17.11.2020 tarihli ve 2554591 sayılı yazısı ile süreç başlatılmış olup, Mahkemece zamanaşımı iddialarına ilişkin itirazlarının değerlendirmeye dahi alınmadığını, anılan gerekçeler ve içtihatlar doğrultusunda davalının zamanaşımı itirazlarının reddi gerekirken Mahkemece hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1125 parsel sayılı taşınmazın paydaşları ..., ... ve ... tarafından Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan kamulaştırmasız el atma davası neticesinde 29.06.2004 tarihli 2000/1975 Esas, 2004/538 Karar ile hissedarlar lehine 40.060,80 TL tazminata hükmedilmiş, davada bilirkişi tarafından hazırlanan krokide gösterilen 154,08 m²lik kısmın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı lehine, krokide B harfi ile gösterilen 426,08 m²lik kısmın ... lehine yola terkinine karar verilmiş, ancak ... Belediye Başkanlığının yapmış olduğu imar uygulaması neticesinde parselin fiili durumu bozulduğundan mahkeme kararının uygulanması imkansız hale gelmiş olup bu durumda, davacı idare, davalılara kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ödemesine karşılık, karşılığında bir şey alamadığından, davalılar yönünden sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ( 6098 sayılı Kanun) 77 nci maddesi uyarınca; haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. 6098 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi gereğince ise sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı hak sahibinin geri isteme hakkının olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar hükmü gözetildiğinde davanın açılmasına neden olan taşınmaz 2006 tarihli encümen kararı ile imar uygulamasına dahil edilmiş olmasına karşılık, imar uygulamasının kesinleşmesi ile sebepsiz zenginleşme olgusu meydana gelmesine karşılık, sebepsiz zenginleşmenin üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 18.12.2020 tarihinde bu davanın açılması nedeniyle Bakırköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı idare tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedeli ödenen taşınmazın imar uygulaması nedeni ile tekrar davalılara tahsis edilmesi nedeniyle davalılara tahsis edilen parsel alanının hesaplanması ve bedelinin davacı idareye ödenmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.