Miras bırakanın ehliyetsizliği iddiasıyla açılan vasiyetnamenin iptali ve terditli tenkisi davalarında bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Murisin vasiyetname tarihlerinde hafif kognitif bozukluklar nedeniyle tasarruf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle iki ayrı vasiyetnamenin iptali ve terditli olarak tenkisi istemiyle açılan asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından taleplerin reddedilmesi üzerine davacılar vekilinin temyiz başvurusu incelenmiş; Yargıtay, tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve hukuk kuralları çerçevesinde bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmederek onama kararı vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2098 E., 2024/2346 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/110 E., 2022/122 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. ASIL DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın .... Noterliğinin 02.12.2014 tarihli vasiyetnamesi ile davalı ...’a tüm malvarlığının %35’ini vasiyet ettiğini, vasiyetin İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/172 Esas, 2020/290 Karar sayılı kararıyla açılıp okunduğunu, murisin vasiyetname tarihinde ehliyetsiz olduğunu, hafif kognitif bozuklukları olduğunu, tasarrufa ehil olmadığını açıklayarak, 02.12.2014 tarihli vasiyetnamenin iptaline, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.II. BİRLEŞTİRİLEN DAVADavacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde; muris ...'ın..... Noterliğinin 15.01.2015 tarihli vasiyetnamesi ile davalı ...’a tüm malvarlığının %25’ini, diğer davalı ...’a da tüm malvarlığının %25’ini vasiyet ettiğini, vasiyetin İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/259 Karar sayılı kararıyla açılıp okunduğunu, murisin vasiyetname tarihinde ehliyetsiz olduğunu, hafif kognitif bozuklukları olduğunu, tasarrufa ehil olmadığını açıklayarak, 15.01.2015 tarihli vasiyetnamenin iptaline, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.III. CEVAPDavalılar vekili asıl ve birleştirilen davalardaki cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini savunmuştur.IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis taleplerinin reddine karar verilmiştir.V. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde;a. İlk Derece Mahkemesince gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını, b. Vasiyetnamenin iptali talebinin mal varlığının dosyada toplanmasına engel olmadığını,c. Mahkemece; terekenin murisin sağlığındaki tüm aktif ve pasif varlığı tespit edildikten sonra, kazanım ve el değiştirmenin ölüm ve dava tarihi itibariyle tüm değerlendirilmesi, ihtilafların giderilmesi, objektif delile göre eğer vasiyetnamenin iptali söz konusu olmayacak ise seçim hakkının ilgili tarafa yöneltilmesi sureti ile tenkis konusunda karar verilmesi gerektiğini,d. Terekenin tespit edilmesi gerektiğini, murisin vasiyetname tarihinde ehliyetsiz olduğunu ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve birleştirilen dava; ehliyetsizlik nedenine dayalı vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.