7. Hukuk Dairesi, trafik kazasında birden çok kişinin ölümü sonrası mirasçılık belgesinin iptali talepli davada birlikte ölüm karinesi ve ölüm saati tartışmalarıyla ilgili bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verdi.
Özet: Trafik kazasında ailesiyle birlikte hayatını kaybeden ancak diğerlerinden farklı olarak kaza anında değil hastaneye kaldırıldıktan sonra ve altsoyu bulunmadan ölen torunun, mirasçılık durumunun, kaza anında ölenlerden miras alıp alamayacağı ve bu mirasın üstsoylarına intikal edip etmeyeceği hususunda davacının mevcut mirasçılık belgesinin iptali talebinin, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesi ve temyiz mercii tarafından da bu kararların usul ve yasaya uygun bulunarak onanması ile davacının torunun "arrest" olduğuna dair rapor olmadığı ve adli tıp incelemesi gerektiği yönündeki iddialarının kararı bozmayı gerektirir nitelikte görülmemesi üzerine nihai kararın verildiği bir mirasçılık belgesi iptali davasıdır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2806 E., 2024/2810 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/310 E., 2024/547 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında muris ... ile eşi, oğlu, gelini ve iki torununun öldüğünü, torunlardan....’un hastaneye kaldırıldığında, diğer aile bireylerinin ise kaza anında öldüğünü, bu durumda ölen .... dışındakilerin ölüm saatlerinin belirlenememesi nedeni ile birlikte ölüm karinesi geçerli olacağını, ancak.... anında ölmediğinden ilk anda ölenlerin mirasçısı olacağını, ....'ın sonradan ölmesi, alt soyunun bulunmaması, üst soyu olan babası, annesi, babaannesi ve dedesinin kendinden önce ölmesi nedeni ile dedesi ...'dan intikal edecek miras hakkının bir üst soyu olan davacı ve diğer üst soylara intikal edeceğini, bu nedenle Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1726 Esas, 2022/1883 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ölenler açısından birlikte ölüm karinesinin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ....'ın ‘arrest’ olduğuna bir tıbbi raporun bulunmadığını, Mahkemece ölüm saatiyle ilgili bir şüphe var ise soruşturma dosyası, hastane kayıtları ve tüm dosya kapsamının Adli Tıp Kurumuna gönderilerek bir rapor alınmasının gerektiğini, resmî kayıtların hilafına ....'ın kaza esnasında öldüğü sonucuna ‘arrest’ tıbbi teriminden hareketle varmasının mümkün olmadığını ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.