Yargıtay, imar uygulaması sonrası değişen parselde paylı mülkiyete dayalı ön alım hakkı ile açılan tapu iptali ve tescil davasında fiili taksim savunmasını ve temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını onamıştır.
Özet: Davacı tarafından paylı mülkiyete konu taşınmazdaki hissenin davalıya satışı sonrası ön alım hakkı kullanılması talebiyle açılan davada, imar uygulamaları ve hissedarlık durumu değişiklikleri nedeniyle Yargıtay tarafından defalarca bozulan yerel mahkeme kararı, son bozma ilamına uygun olarak ön alım hakkının kullanılacağı pay miktarını doğru şekilde belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş; davalının fiili taksim iddiaları ve ön alım bedelinin rayiç değer olması gerektiği yönündeki temyiz itirazları ise haklı bulunmayarak karar onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/4886 E.  ,  2025/5063 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/411 E., 2025/105 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının paydaşı olduğu .... sayılı kadastral parselin hissedarlarından dava dışı satıcılar.... ve ....’nin hisselerini 21.07.20 08... .09.2008 tarihlerinde, taşınmazın 2 22... parsel olarak imar uygulaması gördüğü zamanda davalıya sattıklarını, satışın hissedarlara noter kanalı ile haber verilmediğini belirterek, satışa konu parselin de yer aldığı imar planının iptal edilmesi ile kadastral parsele geri dönen .... parselde davalı adına kayıtlı hissenin ön alım hakkına dayalı olarak tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 29.04.2014 tarihli kararın davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/11908 Esas, 2015/1645 Karar sayılı ilamı ile; fiili taksime ilişkin tanık beyanlarının yeniden alınması ve fiili taksimin tespit edilmesine yönelik mahallinde yeniden keşif yapılmasının gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Mahkemece, birinci bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2017/1876 Esas, 2020/1854 Karar sayılı ilamı ile davalının fiili taksim savunmasının yeterince araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece ikinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 05.09.2023 tarihli karar ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2024 tarihli ve 2024/1802 Esas, 2024/2649 Karar sayılı ilamı ile; taşınmazda imar uygulaması ve kadastral parsellere dönüşüm yapıldığı, ne var ki Mahkemece çekişme konusu imar parselinin ve sonrasında en son oluşan aktif tapu kayıtlarının denetlenebilir şekilde tapu kütük sayfaları getirtilmeden ve tarafların paydaşlık durumu denetlenmeden ön alıma konu parsel miktarı 800 m² iken kadastral parsellere dönüşüm yapılması neticesinde taşınmazın son tapu kaydının 6 77... parsele dönüştüğü ve miktarının 10.148.88 m² olduğu gözetilmeksizin, taşınmazda önceki tapu kaydındaki pay oranında ön alım hakkının kabulü, farklı bir ifade ile satışa konu paydan daha fazla bir pay için kabul kararı verilmesi hatalı olup Mahkemece tedavüllü tapu kayıtları getirtilerek paydaşların son tapu kaydındaki paydaşlık durumu denetlendikten sonra ön alım hakkının kullanılacağı pay miktarı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece üçüncü bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davaya konu 6 77... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 30609/1014888 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Taşınmazda fiili taksimin bulunduğunu,
3. Dava konusu taşınmazın ön alıma konu olabilecek durumda olsa dahi bu bedelin sadece tapuda gösterilen değer olmayacağını, davanın açılması ile keşif tarihi arasında uzun yıllar bulunduğundan ön alım bedelinin keşif tarihindeki rayiç bedel olması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 ve devamı maddelerine dayalı ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.