Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zincirleme tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararını, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle düşme kararı vermiştir.
Özet: Zincirleme şekilde tefecilik suçundan verilen beraat kararının kaldırılarak mahkumiyet yönünde hüküm kurulması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 17.02.2009 itibarıyla lehe olan kanun hükümleri uyarınca öngörülen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin inceleme gününe kadar gerçekleştiği belirlendiğinden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve hükmün bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2021/14117 E.  ,  2025/12836 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1695 Esas, 2019/764 Karar
SUÇ : Zincirleme şekilde tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde tefecilik suçu için suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmış, suç tarihi olan 17.02.2009 ile inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.11.2025 tarihinde karar verildi.