Zincirleme tefecilik suçundan yargılanan sanık hakkında, 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine Yargıtay tarafından oy birliğiyle karar verildi.
Özet: Sanık hakkında zincirleme şekilde tefecilik suçundan verilen ve istinaf mahkemesince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 01.01.2011 ile karar tarihi arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması durma süreleri de dahil olmak üzere, ilgili kanun maddelerinde öngörülen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği tespit edilerek, bu nedenle kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2021/14138 E.  ,  2025/12835 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1416 Esas, 2019/1178 Karar
SUÇ : Zincirleme şekilde tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle sanık hakkında atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında zincirleme şekilde tefecilik suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar 02.11.2021 tarihli tebliğnamede, sanık hakkında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden de görüş belirtilmişse de, katılan ... vekilinin 01.07.2019 tarihli dilekçesiyle yalnızca tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla, incelemenin tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmış, suç tarihi olan 01.01.2011 ile inceleme günü arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi, 12 yıllık ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.11.2025 tarihinde karar verildi.