Zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından yargılanan sanık hakkında beraat kararı sonrası eylemlerin ihmali görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilerek 8 yıllık zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi kararı.
Özet: Temyiz incelemesinde, bir sanık hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarının itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle ilgili dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilirken, diğer sanık hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebi üzerine, sanığın eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ve bu suç için öngörülen sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem ile inceleme tarihi arasında dolduğu tespit edilerek, mahalli mahkemenin beraat hükmünün bozulmasına ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/186 Esas, 2014/227 KararSUÇLAR : Zimmet (her iki sanık hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında)HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında değişen suç vasfına göre hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 4 kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ... hakkında ise atılı suçlardan beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, zamanaşımı nedeniyle düşürülmeMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca 30.12.2014 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; aynı Kanun'a 7499 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde 6/2-b hükmünde yer alan "1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231. maddenin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenleme gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek, katılan ... vekilinin bu husustaki vekalet ücretine hasren temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın sanık ... hakkında verilen kararlar yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, incelemenin katılan ... vekilinin sanık ... hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanığa yüklenen eylemlerin sübutu halinde kül olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği ve bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 28.11.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.