Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi kararı.
Özet: Yerel mahkeme tarafından zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanığın eylemleri için öngörülen kanuni dava zamanaşımı süresinin, soruşturma izni nedeniyle oluşan durma süreleri de eklendiğinde dahi, inceleme tarihi itibarıyla dolduğu anlaşıldığından, Yargıtay tarafından bozulmuş ve yeniden yargılama gerektirmediği için ilgili kanun maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/208 Esas, 2020/260 KararSUÇLAR : İcrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM : Zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 31.12.2010 ile inceleme günü arasında, soruşturma izni ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.