Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararında cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesindeki hatayı tespit ederek hükmü bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanmasının ardından Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, sanığın diğer temyiz talepleri yerinde görülmeyerek esas yönünden mahkumiyet kararı onansa da, Anayasa ve Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri gereğince cezanın bireyselleştirilmesi ve orantılılık ilkelerine aykırı şekilde teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle hükmün cezanın belirlenmesindeki hatadan dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/28979 E.  ,  2025/27490 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/374 E., 2021/22 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/303 E., 2020/78 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ortaklılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.