Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan koruma tedbirleri tazminat davasında, ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalı vekilinin temyizi reddedilerek Yargıtay tarafından onanması kararı.
Özet: Uyuşturucu ithal etme suçlamasıyla haksız yere toplam 1357 gün gözaltı ve tutukluluk yaşayarak beraat eden davacının açtığı koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen iki ayrı döneme ait maddi ve manevi tazminatın kısmen kabul edilerek hükmedilmesi üzerine, davalı vekilinin usul ve yasaya aykırılık ile tazminat miktarının fazlalığına ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş ve Yargıtay, hükmü oy birliğiyle onamıştır.
12. Ceza Dairesi         2025/99 E.  ,  2025/8190 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/96 E., 2024/180 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama ve hükümlü olması nedeniyle 256.000,00 TL maddi, 450.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 39.193,03 TL maddi, 55.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.01.2024 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile ilk koruma tedbiri dönemi bakımından 9.239,64 TL maddi, 20.000,00 Tl manevi tazminatın 25.12.2005 tarihinden, ikinci koruma tedbiri dönemi bakımından 29.455,06 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın 25.05.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini, davacının gelirini ispat edemediğini, hükmedilen tazminatların ve vekalet ücretinin fazla olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olann Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/258 Esas – 2018/241 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 25.12.2005 - 07.12.2007 tarihleri arasında ve 25.05.2016-01.03.2018 tarihleri arasında toplam 1357 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 16.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı, tutuklama ve hükümlülük tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmedilmesi, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.