İstanbul 16. Ticaret Mahkemesinde Görülen Trafik Kazası Kaynaklı Araç Değer Kaybı Tazminat Davasında Davacının Artırımlı Talepleri ve Davalıların Zamanaşımı İtirazları.
Özet: Bir şirketin, 22.09.2023 tarihli trafik kazasında aracında oluşan değer kaybı nedeniyle diğer aracın sürücüsü ve sigorta şirketinden haksız fiil tazminatı talep ettiği, başlangıçta 120.000 TL olan talebini yargılama sürecinde 500.760 TLye yükselttiği; davalı sigorta şirketinin ise zamanaşımı, yetkisiz mahkeme, poliçe limitinin dolması ve araçta değer kaybı oluşmadığı savunmalarıyla davanın reddini talep ettiği bir hukuki uyuşmazlık söz konusudur.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2024/790 EsasKARAR NO:2025/915DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:27/12/2024KARAR TARİHİ:24/12/2025Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.09.2023 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı davalı ... ... adına kayıtlı, davalı ... ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, müvekkili şirkete ait ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, tutulan kaza tutanağında "bu kazanın oluşumunda sürücü ... ...'in 2918 sayılı KTK.'nun 67/1-b maddesini ihlal ettiği, diğer sürücü ...'nun herhangi bir kusuru olmadığının" bildirilmiş olduğunu, kaza tarihinin 22.09.2023 ve müvekkilinin aracının ilk tescil tarihinin 02.11.2019 ve kaza tarihindeki km'sinin sadece 55.657 olduğunu, iş bu kaza nedeniyle Tramer kayıtlarında 443.012.- TL hasar kaydının göründüğünü ve müvekkilinin aracındaki ilk ve tek kaza olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybından... plakalı aracın ruhsat sahibi ve araç şoförü müşterek ve müteselsilen, ayrıca TTK.'nun 1409. maddesine göre davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, meydana gelen işbu kazadan sonra davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurulmuş ise de herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu ve arabuluculuk sürecinde sonuç alınamadığını, Sayın Mahkemenizden hak mahrumiyetinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesini ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini iddia ettiklerini ve sonuç olarak, iş bu davanın açılış tarihi itibarı ile değer kaybına yönelik gerçek zararın bilinmesinin mümkün olmadığını, yargılama aşamasında toplanacak deliller sonrası bilirkişi incelemesi ile tazminat hesaplamasının yapılacağı gözetilerek, fazlaya dair doğmuş ve doğacak tüm talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik net 120.000.-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden/temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 30/11/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; "Yukarıda açıklanan nedenler ve resen gözetilecek nedenlerle, fazlaya dair doğmuş ve doğacak tüm talep ve dava haklarımız ile hesap hatalarından kaynaklanan her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla net 500.760-TL değer kaybı tazminatının (iş bu tutarın trafik sigortası azamı teminat limiti tutarı 120.000-TL'sinden davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ de müşterek ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) kaza /temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten Saygılarımızla arz ve talep ederiz. 30.11.2025...." şeklinde talep artırım talebinde bulunmuştur. CEVAP:Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 27.01.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada zamanaşımı dolmuş olup davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup ayrıca davanın görevli ve yetkili olmayan mahkemede açılmış olduğundan, davanın bu yönlerden de reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, olay tarihinde poliçe limitinin araç başına 120.000,00 TL olduğunu, 27.12.2023 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ne 120.000,00 TL rücu ödemesinin yapılmış olduğunu, poliçe limiti tamamen tükenmiş ve müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir zarar tazmin sorumluluğunun kalmamış olduğunu, bu nedenle herhangi bir inceleme yapılmaksızın başvurunun müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından araçta değer kaybı oluşmadığının tespit edilmiş olduğunu, Genel Şart hükümleri gereğince yapılan hesaplamada değer kaybı oluşmayacağından davacının değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, somut olayda, kaza tarihi ve poliçe başlangıç tarihi dikkate alındığında, değer kaybı zararının hesabında Genel Şartlardaki esaslar ve formüllerin dikkate alınması gerektiğini, Davacı vekilince başvuru dosyasına hiçbir onarım faturası sunulmamasının gerçek zararın ispatlanamadığını gösterdiğini, başvuran tarafın ilgili hasardan doğan zararları TBK aynen tazmin ilkesi ışığında müvekkili şirketçe karşılandığından ve ortada artık gerçek bir zarar kalmadığından huzurdaki başvurunun reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş Trafik Sigortası Genel Şartlarının, değer kaybı taleplerini maddi hasarlara ilişkin verilmiş poliçe teminatı kapsamında değerlendirmekle birlikte genel şart ekinde yer alan değer kaybı hesaplama esasları ve teminat dışı haller kriterleri getirilerek bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafın aracında gelen hasarın boyutu, hasarlanan parçalar ve işçilik gözetilmeli ve değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespitinin ancak ve ancak uzman bilirkişiler aracılığı ile yapılabileceğini, bu nedenle talep konusu olayda kusur durumu ve dağılımının tespiti için konusunda Uzman bilirkişiler, gerekirse Adli Tıp Kurumu, Teknik Üniversiteler aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasını, huzurdaki davanın poliçe limitinin tüketilmiş olması sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ...'nın 08.01.2025 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı dolduğunu, davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olup ayrıca davanın görevli ve yetkili olmayan mahkemede açılmış olduğundan, davanın bu yönlerden de reddini talep ettiğini, davacının aracında değer kaybı oluşmamış olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından, araçta her hangi bir değer kaybının oluşmasının mümkün olmadığını, tarafımdan değer kaybına yönelik talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, söz konusu aracıma ilişkin olarak Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının yapılmış olup söz konusu araçta bir değer kaybı varsa, KTK ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara göre sigorta şirketinden tazmini gerektiğini, söz konusu kazanın oluşumunda her hangi bir kusurunun olmadığını, ruhsat sahibi olması nedeniyle ile sorumlu tutulduğunu, bununla birlikte kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu araçta ne kadar değer kaybı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi bugüne kadar böyle bir talepte bulunulmamışken kendisinden istenen tazminata faiz talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu, tüm bu sebeplerle aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmediğini açıkça beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının aracında değer kaybı oluşmamış olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından, araçta her hangi bir değer kaybının oluşmasının mümkün olmadığını, tarafımdan değer kaybına yönelik talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, söz konusu aracıma ilişkin olarak Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının yapılmış olup söz konusu araçta bir değer kaybı varsa, KTK ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara göre sigorta şirketinden tazmini gerektiğini, söz konusu kazanın oluşumunda her hangi bir kusurunun olmadığını, ruhsat sahibi olması nedeniyle ile sorumlu tutulduğunu, bununla birlikte kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu araçta ne kadar değer kaybı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi bugüne kadar böyle bir talepte bulunulmamışken kendisinden istenen tazminata faiz talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu, tüm bu sebeplerle aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmediğini açıkça beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.DELİLLER:Hasar dosyası, SGBM kayıtları ve araç sahiplik belgeleri dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Davalı sürücü ... ...'in %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Davacıya ait aracın sürücüsü ...'nun kusursuz olduğu, Dava konusu kazada davacıya ait aracın hasar onarım tutarının KDV hariç 443.012,89 TL olduğu, 4. Dava konusu kazada almış olduğu hasar onarıldıktan sonra davacı aracının kaza tarihi itibarıyla uğramış olduğu değer kaybının 500.760,00 TL olduğu, 5. Davacı ... İthalat İhracat Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta A.Ş. TTK.'nun 1472. maddesi gereğince; ödemiş olduğu tazminat nispetinde sigortalısının haklarına halef olduğundan, 41 T 3181 plakalı aracın trafik sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.'nden rücuen talepte bulunmuş olduğu, 6. Ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 27.12.2023 tarihinde trafik poliçesi azami teminatı olan 120.000,00 TL hasar bedelini dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ne ödenmiş olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta yükümlülüğünü yerine getirmiş ve bu kazadan dolayı herhangi bir sorumluluğunun kalmamış olduğu, 7. Bu durumda 500.760,00 TL değer kaybı zararından diğer davalıların sorumlu bulunduğu görüş ve kanaatine varmıştır. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz. 29.09.2025"şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava ; değer kaybı tazminatına ilişkindir. Huzurdaki davada uyuşmazlık ; davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ait... plakalı aracın 22/09/2023 tarihinde çarpışması sonucu yaşanan trafik kazası nedeniyle davacının sahibi olduğu araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarının ne olduğu, zarara ilişkin temerrüt tarihi ile talep edilebilecek faiz türünün tespiti ve zaman aşımının dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler sigorta uzmanı ... ve makine mühendisi ... tarafından hazırlanan bilirkişi heyet raporu dosyamız arasına alınmıştır. A- Zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ... Sigorta ve davalı ...'in usulüne uygun zamanaşımı def'i ileri sürdüğü ancak kazanın 22.09.2023 tarihinde gerçekleştiği ve dava tarihinde 2918 sayılı KTK'nın 109. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.B- Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 esas, 2011/524 karar sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05/09/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/03/2012 tarihli ve 2012/20-12 esas, 2012/232 karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21/01/2004 tarihli ve 2004/10-44 esas, 2004/19 karar sayılı ve 03/02/2010 tarihli ve 2010/4-40 esas, 2010/54 karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde yukarıda anılan hükme elverişli kusur raporu doğrultusunda davalıların 2918 sayılı KTK'nın 84/j uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak anılan kriterlere ve kusur durumuna uygun olarak belirlenen 500.760,00 TL değer kaybı üzerinden davalı malik ... ve davalı araç sürücüsü ... yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta yönünden ise davalı şirketin ZMM sigortacısı olduğu ve teminat tutarı olan 120.000 bini kasko sigortacısına ödeyerek teminat limitlerini tükettiği görülmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş'ye açılan davanın reddine, davacı tarafından davalılar ... ve ...'e açılan davanın kabulü ile 500.760 TL'nin 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili suretiyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş'ye açılan davanın REDDİNE,2-Davacı tarafından davalılar ... ve ...'e açılan davanın KABULÜ ile 500.760 TL'nin 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili suretiyle davacıya verilmesine,3- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 34.206,92 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.157,62 TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 14.842 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,5- Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 80.121,60TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınıp davacıya ödenmesine,7- Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... Sigorta'ya ödenmesine,8-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının ve yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,10- Davacı tarafça peşin yatırılan 2049,30 TL karar ve tamamla harcı olan 6.502,43 TL ve başvuru harcı olan 427,60 TL toplam 8.979,33 TL ilam harcının davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,11-Devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalılar ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,Dair, davacı vekili ile davalı ...'ın yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır