Kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazın bedelinin emsal değer tespitiyle davacılara ödenmesine dair ilk derece ve istinaf kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Mirasçıların, imar planında yol alanı olarak ayrılan ancak kamulaştırılmadan fiilen el konulan taşınmazları için açtığı bedel davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı; taşınmazın arsa niteliğinde emsal karşılaştırmasıyla değer tespitinin ve belirlenen bedelin davalı idareden tahsilinin doğru olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince onaylanmış, Yüksek Mahkeme de bu kararı yerinde bularak davalı idarenin temyiz itirazlarını reddedip kararı kesinleştirmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3706 E.  ,  2025/12727 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3398 Esas, 2024/3164 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/558 Esas, 2024/678 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı Samsun ili, ..., Mahallesi 84 20... parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduklarını, muris öldüğünde geriye hak sahibi olarak müvekkillerinin kaldığını, taşınmazın "yol alanı" olarak kamu hizmetine ayrıldığını, ancak halen el atılmadığını, müvekkillerinin mağdur edildiğini, taşınmazın yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmesine rağmen üzerinde tahsis amacına uygun bir tesis kurulmadığını, müvekkilleri adına yaptıkları başvuru dilekçesine de herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkillerinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyanla ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, taşınmaz üzerinde bulunan hisselerin alınacak raporda belirlenen oranlar doğrultusunda davalı kurum adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.000 m² nin altındaki parkların İlçe Belediyesi sorumluluğunda olduğunu, taşınmazın bir kısmının yol bir kısmının kanal olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, idareye başvuru yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planı içinde bulunduğunun anlaşılmasına göre arsa niteliğinde kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer tespit edilmiş olmasının doğru olduğu, yine dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporu ile hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile payları oranında davacı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Eldeki davada dosya kapsamına göre taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşılmaktadır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden ve bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin çıkartılması, yerine “Alınması gereken 60.662,34 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 60.482,43 TL harcın davalı idareden tahsili ile Hazineye irat kaydına,'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda kalan yazılı harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.