Yargıtay 12. Ceza Dairesince, banyo tartışmasında fiziksel müdahale sonrası inhibisyonla meydana gelen ölümde taksirle öldürme suçunun değerlendirilmesi.
Özet: Aynı evde kalan sanığın, maktulün banyoda oyalanması üzerine çıkan tartışmada maktulü itip boğazını sıkarak ve diz darbesiyle yere düşürmesi sonucu, Adli Tıp raporuna göre sinir uçlarının aşırı uyarılmasına bağlı ani solunum ve dolaşım durmasıyla ölümüne sebebiyet verdiği olayda, ilk derece mahkemesince kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası verilmişken, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak olayı taksirle öldürme olarak kabul edip sanığı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmış, sanık müdafii ise eksik araştırma ve beraat talebiyle bu hükmü temyiz etmiştir.
12. Ceza Dairesi         2021/6621 E.  ,  2025/8181 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/3028 Esas, 2018/2484 Karar
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 87/4, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, dosya kapsamında sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında bulunan CD, ölü muayene tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri görgü ve tesbit tutanağı, otopsi tutanağı, Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği kararı, sanığın doğum adli sicil kayıtları, hazırlık soruşturması sırasında dinlenen ancak sınır dışı edilmiş olmaları ve adreslerinin nerede olduğu belirlenemeyen tanıklar ..., ..., ....'in beyanları ve tüm dosya içeriğinden ibaret olan bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, maktul ile sanığın Afgan uyruklu oldukları ve olay tarihinden üç ay önce birbirleri ile tanışan maktul ile sanığın, 18-20 kişi ile birlikte bir gecekonduda kaldıkları, olay tarihinde maktulün banyoda bulunduğu sırada, sanığın, maktulün banyoda fazla kaldığını düşünerek banyodan çıkmasını istediği, ancak maktulün oralı olmaması üzerine aralarında tartışma çıktığı, tartışma sonucu sanığın, maktulün bulunduğu banyodan içeriye girip maktulü eliyle ittiği, maktulün boğazını tek eli ile tuttuğu, boğuşma sırasında maktulün kolundan tutarak başını koltuk altına alması üzerine maktulün bırak dediği, dizi ile maktule vuran sanığın bu darbı sonucu maktulün dengesini kayıp edip yere düştüğü ve adli tıp raporuna göre maktulün ölümünün maruz kaldığı travmanın etkisi ile sinir uçlarının aşırı uyarılmasına bağlı ani solunum ve dolaşım durması "inhibisyon" sonucu meydana geldiği, her ne kadar sanık hakkında kasten öldürmeden cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de sanığın maktulü kasten öldürmesini gerektirecek hiçbir neden bulunmadığı, sanığın, banyo yapmakta olan maktulü banyodan biran önce çıkmasını istemesi maktulün de ağırdan alması üzerine öfkelenip aralarında çıkan tartışma sonucu sanığın, yukarıda izah edildiği şekilde maktule darpta bulunması sonucu maktulde oluşan sinir uçlarının aşırı uyarılmasına bağlı ani solunum ve dolaşım durması sonucu vefat ettiği, bu durumda eylemin kasten öldürme şeklinde nitelendirilmeyip kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme şeklinde nitelendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 87/4. maddesindeki kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, iddia, savunma ve yukarıda ayrıntısı bildirilen deliller ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; maktul ile sanığın Afgan uyruklu oldukları ve kendileri gibi Afgan uyruklu olan 18-20 kişi ile birlikte aynı gecekonduda kaldıkları, olay tarihinde maktulün banyoda bulunduğu sırada sanığın, maktulün banyoda fazla kaldığını düşünerek, çıkmasını istediği, ancak maktulün biraz işinin kaldığını, sonra çıkacağını söylemesi üzerine, banyoya girip maktulü eliyle ittiği, maktulün boğazını kendi kolu ile vücudu arasına alıp, sıktığı, bir yandan da dizi ile maktule vurduğu ve ardından maktulü bıraktığı, yere düşen ve kendine gelemeyen maktulün kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 18/04/2018 tarihli raporunda maktulün otopsisinde tespit edilen sternum ve kot kırıklarının lokalizasyonu ve özellikleri dikkate alındığında yeniden canlandırma işlemi sırasında husüllerinin mümkün olduğunun, maktulün yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun, maktulün ölümünün maruz kaldığı travmanın etkisiyle sinir uçlarının aşırı uyarılmasına bağlı olarak ani solunum ve dolaşım durması (inhibisyon) sonucu meydana gelmiş olduğunun oy birliği ile mütalaa edildiği, raporun içeriği itibariyle sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmaya neden olan eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmış, açıklandığı şekilde meydana geldiği kabul edilen olayda, oluş ve kabul itibariyle ilk derece mahkemesi ile dairemiz arasında bir görüş farklılığı bulunmamakta olup, uyuşmazlık; hukuki nitelendirmeye ilişkin olup yaralama kastı ile hareket eden sanığın eylemi ile illiyet bağı kurulabilecek şekilde ölen maktul, TCK'nın 86/1 maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un 86/2 maddesi kapsamında; basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmış, TCK’nın 87/4. maddesi kapsamında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecedeki yaralanmadan bahsedilmediğinden, maktulün bulunduğu banyodan hemen çıkmamasına sinirlenerek, içeri girip; onu iten ve maktulün boynunu kolu ile kendi vücudu arasına alarak sıkan, aynı anda da dizi ile maktule vuran sanığın fiilinin kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif ise de, insanların somut olaydaki gibi basit etkiler sonrası ölebildiklerinin öngörülebilir olduğu nazara alındığında, sanığın, özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu öngörülebilir neticeyi öngörememesi nedeniyle, eyleminin TCK'nın 85. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu vicdani kanaatine ulaşılarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki kasten öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.