Yargıtay 7. Ceza Dairesi, oto yıkama yerindeki görünür kaçak akaryakıtın rızaen teslimi ve etkin pişmanlık uygulanmayan mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın oto yıkama işyerinde görünür şekilde bulunan varillerdeki 1200 litre standart dışı motorinin yasal yollarla ele geçirildiği, sanığın beyanları ve yakalanma biçimiyle eyleminin 5607 sayılı Kanunun 3/11. maddesine girdiğini, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için gerekli ödemeyi yapmadığı gerekçeleriyle mahkûmiyet hükmünü onamış, sadece hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının kararda belirtilmemesi eksikliğini kendiliğinden düzelterek temyiz itirazlarını reddetmiştir.
7. Ceza Dairesi         2023/3398 E.  ,  2025/11199 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/399 E., 2021/2013 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Motorin içerisine katkı maddesi katılarak standartlara uygun olmayan kaçak akaryakıt ele geçirildiği, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı halde, dosya kapsamına uymayan 5607 sayılı Kanun'un 3/12. maddesi gereği uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay tutanağına göre, kolluk görevlileri tarafından, kapısı bulunmayan 1,5 metre duvar ile çevrili oto yıkama işyerinde, dışarıdan bakıldığında görünür vaziyetteki 6 adet mavi renkli plastik varillerin yanında bulunan sanığa sorulduğunda, içerisinde motorin bulunduğunu, tankerleri yıkama amaçlı kullandığını beyan etmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının bilgisi ve talimatı ile plastik variller içerisindeki toplam 1.200 Lt. Kaçak akaryakıtı görevlilere rızaen teslim ettiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.03.2017 tarih ve 2016/7-178 Esas, 2017/188 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde, "gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma" anlamlarına gelen arama işleminin söz konusu olmadığı, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan koku içeren akaryakıtın, görünür vaziyetteki plastik varillerden ele geçirilip muhafaza altına alınması işleminin hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği gibi, sanığın kamuya açık nitelikteki kapısı bulunmayan iş yeri niteliği taşımayan yerde kaçak akaryakıtla birlikte yakalanması, sanık ve kaçak akaryakıtın ele geçiriliş biçimi ile aşamalardaki tevilli ikrarı da dikkate alınarak, mahkumiyet hükmü kurulmasında ve suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığa kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarını ya da kamu zararını ödemesi için süre verildiği halde ödeme yapmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki (1) ve (2) nolu bozma görüşlerine iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, (5) numaralı hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.