Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, cari hesap ekstrelerine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, ödemelerin değerlendirilmesi talebiyle yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin bu istinaf kararı, davalı tarafça başlatılan icra takibine konu cari hesap alacağı için açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin davacının borçlu olmadığı yönündeki kararını incelemektedir. Davacı, tebligat hatası nedeniyle itiraz edemediği icra takibinde ileri sürülen borcun, şirket birleşmesi öncesi yapılanlar da dahil olmak üzere kısmen ödendiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı ise davacının tacir sıfatı olmadığını ve borcun gerçek olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının cari hesap sözleşmesi sunamaması ve faturalara ilişkin çelişkili beyanları nedeniyle davacının talebini kabul etmiştir. Davalı, istinaf başvurusunda, görevli mahkeme, bilirkişi raporunun eksikliği ve bazı ödemelerin takiple ilgisiz olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiş olup, uyuşmazlık davacının takip konusu faturalar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında odaklanmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/996 - 2025/1671
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/996 (ESASTAN RET )KARAR NO : 2025/1671T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 29/03/2023ESAS-KARAR NO : 2022/520 E - 2023/179 KDAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 24/12/2025YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından cari hesap eksterelerini oluşturan faturalar nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkilin UETS hesabına gönderildiğini, ancak davacının tebligatı görmediğini ve takibe itiraz edemediğini, bu nedenle icra takibinin kesinleştiğini, ilerleyen süreçte banka kayıtlarına haciz konulması üzerine davacı şirketin takipten haberdar olduğunu, cari hesap eksterelerinde yer olan tutarların bir kısmının davalı şirket hesabına, bir kısmının davalı şirket yetkilisi ... hesabına yatırıldığını, dava dışı ...'ın şirket yetkilisi olmasının yanı sıra kendi şahıs şirketinin davalı şirket ile birleştiğini, yine davacının eşi tarafından da ödemelerde bulunulduğunu, söz konusu ödemelerin takipten önce yapıldığını, davalının haksız olarak icra takibi başlattığını belirterek, söz konusu icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine %15 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, icra dosyasındaki takibin cari hesap alacağından kaynaklandığını, davacının borçlu olmadığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 202. maddesine değinildikten sonra, davalının takip talebinde cari hesap bakiye alacak yazarak icra takibinde bulunmasına karşın 6102 sayılı TTK'nın 89. maddesinde anlatılan şekilde cari hesap sözleşmesi sunmadığı, ilerleyen süreçte ise takip konusunun şirket devrinden sonra düzenlenen faturalara ilişkin olduğunu bildirdiği, ancak ödeme emrinde faturaların gösterilmediği, bu durumda davalı şirket ile devrolan şirkete yapılan ödemelerin hesaba katılarak takip tarihi itibariyle borç durumunun tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, uyuşmazlığın satım sözleşmesinden kaynaklandığını, ancak davacının tacir sıfatının bulunmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tarafa ait defter kayıtlarında yer alan dekontların bir kısmının davalı şirketin birleşme tarihinden önceki döneme ait olduğunu ve birleşme öncesi döneme ilişkin dekontların takip dayanağı faturalar ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafından yapılan 10/08/2021 tarihli ve 8.000,00 TL tutarlı ödemenin şirketlerin birleşme tarihinden önceki dönemde gerçekleştiğini, yine davacının eşi ... tarafından dava dışı ...'a ait şirkete yatırılan 10/08/2021 tarihli ve 23.000,00 TL tutarlı ödemenin şirketlerin birleşme tarihinden önceki dönemde yerine getirildiğini, davacının, bahsi geçen ödemelerin takip konusu alacağa ilişkin olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, icra dosyasının taraflarının davacı ve davalı olduğunu, bu durumda davacının eşi ... tarafından gönderilen tutarların hesaplamaya dahil edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun şekilde tutulduğunu belirtilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacının takibe konu cari hesap ekstrelerini oluşturan faturalar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, cari hesap eksterelerini oluşturan faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı şirket tarafından Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10446 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde düzenlenen "Ödeme Emri"nde alacak tutarı olarak gösterilen 51.945.00 TL için borç sebebi olarak tarih belirtilmeksizin sadece "Cari hesap bakiye alacak" açıklamasına yer verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.548,36 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.368,46 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın yatıran tarafa iadesine,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."