İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesindeki, Ticari Fatura Borcu ve Tekstil Yıkama Sözleşmesi Merkezli Şirketler Arası Ticari İlişki Anlaşmazlığına İlişkin İtirazın İptali Davası.
Özet: Davacı şirket, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden doğduğunu iddia ettiği ödenmemiş faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı şirket ise aralarında herhangi bir alım satım sözleşmesi bulunmadığını, tek ilişkinin endüstriyel tekstil yıkama sözleşmesi olduğunu, davacının yıkanan tekstil ürünlerini iade etmeyerek sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle zarara uğradığını ve bu sebeple davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddini istemiş, uyuşmazlık faturalardan kaynaklı alacaklılık ve takibe itirazın iptali noktasında toplanmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/726 Esas
KARAR NO: 2025/1061
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2024
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ve cari ilişki bulunduğu, şirketler arasında yapılan ticari faturalar ile bedelle indirilmiş olağan davacı şirket tarafından ---- tarihinde ---- bedelli fatura--- tarihinde--- bedelli fatura, ---- tarihinde ----bedelli fatura --- tarihinde ---- bedelli fatura ---- tarihinde ----- bedelli fatura düzenlendiği, fatura borçları ödenmemesi sebebiyle -----dosyası nezdinde takip başlatıldı, davalı şirket tarafından itiraz edildiği, takibin durdurulduğu, davalı şirketin itirazında haksız olduğu, dava şirket tarafından davalı şirketi düzenlenen fatura bedellerinin davacı şirketi ödenmediği tarafların ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketin ödeme yapmadığının ortaya çıkacağını beyanla-----esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirket ile davacı arasında hiçbir zaman alım-satım akdi kurulmadığı, müvekkili şirket davacıdan hiçbir biçimde iddiaya konu edilen ürünleri satın almadığı, taraflar arasındaki yegâne ticari ilişki “Endüstriyel Tekstil Yıkama Sözleşmesi” gereğince müvekkili şirketin işlettiği otelin belirli tekstil ürünlerinin davacı tarafından otelden alınıp yıkanmasından ibaret olduğu, davalı şirket ile davacı arasında akdedilen Endüstriyel Tekstil Yıkama Sözleşmesinin Servis İşleyiş Bilgileri” başlıklı 4. maddesinin 4/F hükmü gereğince “-------- tarafından teslim alınan kirliçamaşırlar yıkandıktan bir gün sonra, yine anlaşılan servis saatinde İşveren’ in tesisine götürülecektir.” Davacı tarafından teslim aldığı tekstil ürünlerini yıkayıp davalı şirkete iade etmek sorumluluğunda olduğu, davacı şirketin son olarak davalının otelinden 14.03.2024 tarihinde tekstil ürünleri aldığı, bu aşamaya kadar davalı şirkete iade etmediği, davalı şirketçe defalarca ürünlerinin iadesini talep etmişse de davacı şirket bir sene öncesinden alacaklı olduğu iddiası ile ürünleri iade etmediği, turizm sezonunun başlaması nedeniyle ürünlerini teslim alamayan müvekkili şirket sezon içinde otel hizmetlerini sürdürebilmek için iade edilmeyen tekstil ürünlerinin yenisini satın almak zorunda kaldığı ve bu tekstil ürünleri için toplamda ---- ödeme yapıldığı, davacı huzurdaki iddialarından farklı iddiaları -----yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı şirkete bildirdiği, ----ayında turizm sezonu öncesi bizzat davalı şirket oteline teslim etmesi gereken ürünleri sezon bittikten sonra ---- ayında davalı şirkete gidip teslim almasını bildirdiği, söz konusu ihtarnameye -------yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cevap verildiği, davalı şirketin davacı şirkete
hiçbir borcunun bulunmadığı beyanla, davanın reddi, taraflar arasında hiçbir alım satım ilişkisi bulunmadığı, faturalara konu ürünlerin müvekkiline satılmadığı, yıkama sözleşmesi kapsamında bir alacağın da bulunmadığı, zira ürünlerin iade edilmediği ve hizmetin sunulmadığı gözetilerek davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde
bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini beyan etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava,------ Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, faturalardan kaynaklı alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı noktalarında toplanmıştır.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişilerin ----- tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin ---- yılı ticari defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu görüldüğü, davacı şirketin davalı şirket ile olan ticari münasebet kayıtlarını --- ---- hesabında izlediği, ilgili hesabın 2022 yılından 2023 yılına devir bakiyesinin olmadığı görüldüğü, davacı şirket tarafından davalı şirkete 2023 ve 2024 yıllarında 961.356,41-TL bedelli faturalar düzenlediği, bu fatura bedellerine istinaden de davalı şirket tarafından davacı şirkete 892.476,11-TL ödeme yapıldığı, bu ticari işlemler neticesinde davacı şirketin davalı şirketten kaydı olarak 68.880,30-TL olduğu tespit edildiği, Davalı şirketin 2023 ve 2024 yılları ticari defter kayıtları incelendiğinde davalı şirketin davacı şirket ile olan ticari münasebet kayıtlarını -----simli yurt içi satıcılar hesabında izlediği davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu görülmekle, tarafların ticari defter kayıtları birbirini doğruladığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle kaydı olarak 68.880,30-TL alacaklı olduğu hususları tespit edildiği belirtilmiş, raporun sonuç kısmında; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacı tarafından 17.04.2024 tarihinde davalı aleyhine-----sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 68.880,30TL. nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin ise “5 adet fatura ve cari hesap ekstreleri” şeklinde gösterildiği; Haricen atandığım dosya kapsamı incelendiğinde sözleşmeye rastlanmadığı; (varsa) taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kapsamı vs. hususunda değerlendirme yapılamadığı, İcra takibine konu edilen faturalar ve cari hesap ilişkisi yönünden mali incelemenin aşağıda yer aldığı; takdirin TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Mali inceleme neticesinde: Davacı şirket tarafından davalı şirkete 2023 ve 2024 yıllarında 961.356,41-TL bedelli faturaların düzenlendiği; bu fatura bedellerine istinaden de davalı şirket tarafından davacı şirkete 892.476,11-TL ödeme yapıldığı, bu ticari işlemler neticesinde davacı şirketin davalı şirketten KAYDİ olarak 68.880,30-TL alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu; tarafların ticari defter kayıtları birbirini doğruladığı, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirketin davalı şirketten
takip tarihi itibariyle KAYDİ olarak 68.880,30-TL alacaklı olduğu mütala edilmiştirSomut olay da Davacı tarafından 17.04.2024 tarihinde davalı aleyhine ------ sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 68.880,30TL. nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin ise “5 adet fatura ve cari hesap ekstreleri” şeklinde gösterildiği taraf defterlerinin incelendiği, Davacı şirket tarafından davalı şirkete 2023 ve 2024 yıllarında 961.356,41-TL bedelli faturaların düzenlendiği; bu fatura bedellerine istinaden de davalı şirket tarafından davacı şirkete 892.476,11-TL ödeme yapıldığı, bu ticari işlemler neticesinde davacı şirketin davalı şirketten olarak 68.880,30-TL alacaklı olduğu, Davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirketin ticari defter
kayıtlarında mevcut olduğu; tarafların ticari defter kayıtları birbirini doğruladığı, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 68.880,30-TL alacaklı olduğu, taraf defterlerinin birbirini doğrulaması nedeniyle davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının ------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 4.705,41 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.107,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.597,81-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.107,60-TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 1.535,2- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 79.00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.079,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/12/2025