İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hisse devri sözleşmesi ihlali kaynaklı 50.000 USD cezai şart alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının hisse devir sözleşmesinin ihlali nedeniyle 50.000 USD tutarında cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup, davalılar sözleşme gereklerini yerine getirdiklerini ve zararın somutlaştırılmadığını savunurken, mahkeme icra takip talebinde alacağın Türk Lirası karşılığının belirtilmediği yönünde usuli bir eksiklik tespit etmiştir.

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/405 Esas
KARAR NO : 2025/794
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 04/06/2025
KARAR TARİHİ : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07/12/2015 tarihinde davalı ... ... Hizm. Ltd. AŞ.'ni kurduğunu, müvekkilinin bu şirketteki tüm hisselerini 10/05/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ....Noterliği'nde imza altına alınan hisse devir sözleşmesi ile bir diğer davalı ... 1.000.000,00-TL bedelle devrettiğini, söz konusu devir işlemine ilişkin Şirket Genel Kurulu kararının, 25.05.2021 tarihli 10334 sayılı Türkiye Ticaret Gazetesinde yayınlandığını, davalıların hisse devir sözleşmesine aykırı davrandığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, zararın giderilmesi ve cezai şartın ödenmesine ilişkin , ....Noterliğince düzenlenen 04.03.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalılara gönderildiğini, davalı şirketin ... Şirketler Grubunda bulunan bir grup şirketi olduğunu, davalı şirketin de içerisinde bulunduğu grup şirketin diğer şirketlerinin, şirket borçları bakımından birbirlerine kefil olduklarını, ancak bu şirketlerin bazılarının konkordato ilan ettiklerini, grup şirketlerin ekonomik durumlarının belirsiz olduğunu , alacaklarının tahsili amacı ile ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu ve akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını beyan ederek davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ... Şirketi'nin eski sahibi olduğunu, aralarında imzalı sözleşme ile bu şirketteki tüm paylarını hak ve borçları ile müvekkili ...'ya devir ettiğini, devir bedelinin davacıya ödendiğini ve yine sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere davacı tarafa olası bir zararına karşılık teminat senetleri imzalanarak teslim edildiğini, davacının sözleşmesi sona erdikten sonra herhangi bir risk kalmadığından ilgili teminat senetlerinin müvekkillerine , davacı tarafından iade edildiğini ve davacının sözleşme uyarınca zarar uğradığından bahisle cezai şart talep etmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 18.maddesi'nde " "Taraflar yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmek zorunda olup bu yükümlülükleri yerine getirmeyen herhangi bir taraf karşı tarafın zarara uğraması halinde, uğrayacağı zararı 3 iş günü içinde karşılamayı kabul eder. 3 iş günü içerisinde karşılanmayan bu zarardan ayrı olarak 50.000,00 USD cezai şart ödemeyi ve işbu cezai şarta ilişkin tenkis talebinde bulunmamayı kabul, beyan ve taahhüt ederler. "maddesine ilişkin müvekkilleri tarafından hem davacının payını devrettiği ... şirketinin hem de ... ticari işletmesinin tüm vergi ve SGK borçlarının vadesinde ödendiğini, davacının bu nedenle bir ödeme yapmak zorunda kaldığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının müşterek müteselsil olarak borçlu olduğu bankaların tamamının alacaklarının yapılandırıldığını ve borçları düzenli olarak ödendiğini, davacının zararını somutlaştırmadığını , zararının miktarına ilişkin bir bilgi vermediğini belirterek , davacının cezai şart ve tazmin talepleri asılsız olduğundan gerek davacının dava konusu alacakları talep etmesi için gereken koşulları usuli ve esasen oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; cezai şart alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalılar aleyhine cezai şart alacağına istinaden 50.000-USD alacağın reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunduğu, ödeme emrinde ve takip talebinde alacağın Türk parasıyla tutarının gösterilmediği anlaşılmıştır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafın dosyaya sunulu hisse devir sözleşmesinin 18. Maddesi uyarınca davalılardan cezai şart istemi ile 50.000 USD asıl alacak tutarı üzerinden takip başlattığı, davalıların itirazı üzerine eldeki davayı ikame ettiği görülmüştür.
İİK'nun 58/3 fıkrası uyarınca takip talebinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, buna göre yabancı para alacağı karşılığı TL’nin takip talepnamesinde gösterilmesinin yasaca zorunlu kılındığı, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının özel dava şartı olduğu, somut olayda, ödeme emrinde ve takip talebinde İİK. 58/3 maddesi uyarınca yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği, dava şartları kamu düzenine ilişkin olup, itirazın iptali davasında takip talebinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmak zorunda olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Emsal Kararlar: İstanbul BAM 13. H.D 2025/1599 Esas ve 2025/1625 Karar, İstanbul BAM 3. H.D 2025/2579 esas ve 2025/2548 karar, İstanbul BAM 14. H.D 2021/2152 esas ve 2025/955 Karar)
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 24.225,56-TL peşin harçtan alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 23.610,16-TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Yargılama giderlerinden sayılan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır