Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik kamulaştırma irtifak hakkı bedel tespiti ve tescili davasında bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmesi.
Özet: Davacı idarenin açtığı irtifak hakkı kamulaştırma bedeli tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin bedelin tespiti ve tesciline ilişkin kararının ardından, davacı idare kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda münavebe ürünlerinin, verim, maliyet hesaplamalarının, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının hatalı belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur; ancak bölge adliye mahkemesi, tespit edilen bedelin ve bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, yargısal içtihatlar doğrultusunda vekalet ücreti kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacı idare bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2411 Esas, 2024/2240 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Geyve 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/826 Esas, 2023/646 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazına arsa olarak değerlendirilerek hesaplama yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlarla benzer koşullarda olan taşınmazların Yargıtay içtihatı doğrultusunda arsa vasfında değerlendirilerek taşınmazların bedelinin tespit edildiğini ve kararların onanarak kesinleştiğini, taşınmazın kültür ve sağlık turizmi açısından önemli bir konumda olduğunu, tüm objektif unsurların değerlendirilek kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerine ulaştırılması gerektiğini, davaya konu taşınmazın gerçek bedelinin belirlenerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü münavebe ürünleri arasında belirtilmeyen enginar gibi geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, bilirkişi raporunda kullanılan verilerin resmi verilerle uyuşmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, üretim giderlerinin üretim gelirlerinin 1/3’ünden fazla alınamayacağından bahisle masrafın 1/3 alınarak taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda aynı yıl için buğday ve fiğ için birlikte hesaplama yapıldığını, kapitalizasyon faizinin %4.5 alındığı halde objektif değer artışının yüksek uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında, etrafının meskun mahal olduğu, iskana yasaklı alanda kaldığı ve parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde arazi vasfında olduğu net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının Yargıtay içtihatları ve bilimsel verilere göre taşınmazın özelliklerine uygun şekilde belirlendiği, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin münavebe durumları ile verim, satış fiyatı ve üretim giderlerinin ilçe tarım verileri ile örtüşür şekilde uygulandığı, enginar bitkisinin ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetveli itibari ile yörede yaygın olarak yetiştirilen mutat ürünlerden olması nedeniyle münavebeye dahil edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/05/2019 tarih ve 2019/5-2 41... /560 karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 09/05/2019 tarih, 2016/9364 başvuru numaralı kararı göz önünde bulundurularak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenlerle, mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeksi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü münavebe ürünleri arasında belirtilmeyen enginar gibi geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, bilirkişi raporunda kullanılan verilerin resmi verilerle uyuşmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, üretim giderlerinin üretim gelirlerinin 1/3’ünden fazla alınamayacağından bahisle masrafın 1/3 alınarak taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda aynı yıl için buğday ve fiğ için birlikte hesaplama yapıldığını, objektif değer artışının yüksek uygulandığını, irtifak değer düşüklüğü oranının kamulaştırma bedelinin %35’ini geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken doğrudan %35 alınmasının hatalı olduğunu, tescil kararının takyidatlardan ari olarak kurulması gerektiğini, davacı idare lehinevekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.