Trafik kazası sonrası oluşan maddi hasara ilişkin sigorta şirketinin temyiz süreci kaynaklı munzam zarar talebi davası.
Özet: Trafik kazası sonucu oluşan araç hasarının tazmininde yaşanan gecikme nedeniyle davacı tarafından talep edilen munzam zarar alacağı davasında, davacı, sigorta tahkim komisyonu kararı sonrası davalı sigorta şirketinin temyiz başvurusu ile ödemenin uzaması ve bu süreçte enflasyon nedeniyle alım gücü kaybı yaşandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL munzam zarar tazminatı talep etmiş; davalı ise yasal temyiz hakkını kullandığını, borcunu ödediğini ve munzam zarar koşullarının oluşmadığını savunmuş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde munzam zararın şartlarının oluştuğu ve talebin yerinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/763 Esas - 2025/11

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... Kapı No...
VEKİLLERİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : ...
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 13/01/2025
KARAR Y.TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar verilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... ile sigortalı
olan ... plakalı araç 23.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi hasar verdiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın hasarlandığını, söz konusu zararın 36.000,00 TL’lik kısmı ... teminat limitleri dahilinde dava dışı ...dan tahsil edildiğini, bakiye hasar tazminatının tahsili için ...şirketi
olan ...ne karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde dava yoluna gidilmiştir.
...sayılı dosyada yargılama esnasında atanan bilirkişi tarafından müvekkilin toplam
zararı 85.000,00 TL olarak tespit edilmiştir... poliçe limiti dahilinde 36.000,00 TL ödeme
yapıldığını, bakiye alacaklarının 49.000,00 TL olarak belirlendiğini, yargılama neticesinde söz konusu dosya kapsamında 49.000,00 TL hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafında tahsil edilebilecek olsa da davalı tarafça temyiz konun yoluna başvuru gerçekleştiğinden, hasar tazminatı talebinin geç ödenmesi veya ödenmemesi durumunda aşkın zarar doğduğunu, davalı sigorta şirketin tarafından ihbar tarihi ile öğrenilmiş olup süreç kötü niyetli olarak davalı yan tarafından sürüncemede bırakıldığını, müvekkilinin mağduriyetinin her geçen gün arttığını kaza tarihindeki alım gücü/enflasyon ile başvurunun gerçekleştirdiğimiz alım gücü /enflasyon bakımında da anlaşılacağını, yargılamanın uzamasına ve müvekkilinin gerçek zararının tazminine ulaşamamasında davalı sigorta şirketinin sorumluğu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik munzam zarar tazminat talebine ilişkin şimdilik 10,00 TL 'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyası kapsamında, 30/06/2022 tarihinde 49.000,00 TL tutarında maddi hasar tazminatı ödemesi, 15.786,00 TL tutarındaki faiz ödemesi dahil olacak şekilde diğer ferileri ile birlikte ödendiğini ayrıca kazada zarar gören Ozan Mert'in aracının onarım ve bakımı için 22/12/2018 tarihinde 18.245,00 TL tutarında maddi hasar tazminatı, 10/01/2019 tarihinde 218,30 TL maddi hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan tüm bu ödemeler ile birlikte müvekkili şirketin sorumluğunu yerine getirdiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı yanın manzum zarar talebinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre başvurunun kabulüne, 49.000,00 TL araç hasar bedelinin 17/01/2019 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine itiraz yolu açık olacak şekilde verildiğini, karara olan haklı itirazları doğrultusunda itirazlarımızın reddi üzerine kanun yoluna gidilmiş ve temyiz itirazlarımızın kabulüne karar verildiğini, faiz ve vekalet ücretine ilişkin hatalı hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, davacı yan ise sanki müvekkili şirketin yargılamayı kötüniyetli olarak uzatma amacı taşımış gibi temyiz yoluna başvurmasını haksız bulmuş ve temyiz yoluna yapılan bu başvurunun aşkın zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiğini, bu iddianın hukuki dayanığı bulunmadığını, müvekkili şirketin kendisine yasal olarak tanınan hakkı kullanması sonucunda verilen hatalı hüküm 15/02/2022 tarihinde oybirliği ile düzeltildiği göz önünde bulunduğunda müvekkili şirketin haklı olarak temyiz yoluna gittiğinin Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini savunmuş davanın reddini istemiştir.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
6. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
7. Sigorta Tahkim Komisyonu 14/01/2019 tarih ve ...sayılı uyuşmazlık dosyası.
3. Hasar dosyası. Kasko Sigorta Poliçesi örneği.
4. Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi kurulu 28/10/2024 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; dava konusu olayda munzam kararın şartlarının ve unsurlarının olup oluşmadığı ile birlikte munzam karar talebinin yerinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın munzam zarardan sorumlu olduğu kanaati hasır olması durumunda; söz konusu munzam zarara esas tarihin bildirilmesi halinde bu tarihe ilişkin araç rayiç bedeli belirlenerek ve munzam zarar hesabı yapılabileceği görüşü bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava; Türk Borçlar Kanunu'nun ... maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen aşkın (munzam) zararın tahsili istemine ilişkindir.
Aşkın (munzam) zarara ilişkin olarak ... maddesi “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir. Bu hükümle uygulamada munzam zarar, kanunî tanımı ile aşkın zarar olarak adlandırılan hukukî kurum düzenleme altına alınmıştır.
Aşkın (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın (munzam) zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir (...). Aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır.
Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken ilk koşul, bir para borcunda borçlunun temerrüdünün varlığıdır. Bu para borcunun kaynağının, aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliği için herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu anlamda ... maddesi, kaynağı ne olursa olsun temerrüt faizi yürütülebilir nitelikte olmak koşuluyla bütün para borçlarında uygulanma olanağına sahiptir. Borcun dayanağı haksız fiil, sözleşme, sebepsiz zenginleşme, kanun yahut vekâletsiz iş görme olabilir. Öte yandan hemen belirtilmelidir ki; aşkın (munzam) zarar borcunun hukukî sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuka aykırılıktır. Bu nedenle borçlunun aşkın (munzam) zararı tazmin yükümlülüğü, asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun, ifasına kadar geçen zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur.
Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken ikinci koşul; borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyetidir. Ancak alacaklının zararının temerrüt faizinden az yahut temerrüt faizine eşit olması durumunda, zararın temerrüt faiziyle karşılanacak olması sebebiyle aşkın (munzam) zararın varlığından söz edilemez. Bu aşamada önemle belirtilmelidir ki; ... maddesi kapsamına kanunî temerrüt faizinin yanında akdi temerrüt faizinin uygulandığı borç ilişkileri de dâhildir. Eş söyleyişle alacaklının, borçlu ile arasındaki hukukî ilişkiden doğan temerrüt faizinin akdi yahut yasal olması, aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğine engel teşkil etmez. Burada önem arz eden husus alacaklının temerrüt faiziyle karşılanamayan zararının mevcudiyetinin ispatıdır.
Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken üçüncü koşul; borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olmasıdır. Zira aşkın (munzam) zarar sorumluluğu, temerrüt faizinden sorumluluktan farklı olarak kusur sorumluluğuna dayanmakta olup burada aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Ancak aşkın (munzam) zarar iddiasının ileri sürüldüğü durumlarda sorumluluk için, diğer koşulların varlığı durumunda borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Başka bir anlatımla temerrüt sonrasında borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun alacaklı tarafından ispatı gerekmez. Aksine borçlu, temerrüde düşmede kusursuz olduğunu ispatlamadıkça ortaya çıkan aşkın (munzam) zarardan sorumludur.
Aşkın (munzam) zararın varlığı için gereken son koşul ise; borçlunun temerrüdü ile alacaklının aşkın (munzam) zararı arasındaki illiyet bağının mevcudiyetidir. Bu çerçevede alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi ile ileri sürdüğü aşkın (munzam) zarar olgusu arasındaki illiyet bağını ispatla yükümlüdür ... Karar).
Öte yandan, aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, ... maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır.
Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, ...maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen munzam zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, ... maddesi kapsamında munzam zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla ... maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz (Uygur, s. 816).
Somut olayda; davacı yan, davalı şirketten 23.11.2018 tarihli trafik kazasında davacıya ait ... plakalı sayılı araçta oluşan hasar nedeniyle, kazaya neden olan ...1 plaka sayılı aracı...poliçesi ile sigortalayan davalı sigorta şirketinin, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... ve 16.06.2019 tarihli kararı ile hüküm altına alınan 49.000,00 TL hasar tutarı ile 15.786,00 TL işlemiş faizinden oluşan toplam 64.786,00 TL'yi 30.06.2022 tarihinde davacı yana ödemiş olmasına rağmen, davacının temerrüt faizini aşan munzam zararının oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 10,00 TL'nin temerrüt tarihinden başlayacak yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosya kapsamı, toplanan deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile, dava konusu davacıya ait aracın..., dava konusu 23/11/2018 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında hasarlanarak ağır hasara maruz kaldığı, araçta meydana gelen hasar sonrası, davacı yanın zarar bedelinin 85.000,00 TL olduğu ve davalı yan tarafından...kapsamında tahsil ettiği 36.000,00 TL'nin tenzili sonrası davalı sigorta şirketinin ... teminatı kapsamında 49.000,00 TL bakiye tazminat bedeli bulunduğu, ... ... ve 16.06.2019 tarihli kararının Yargıtay incelemesi sonrasında 30/06/2022 tarihinde 49.000,00 TL tutarında maddi hasar tazminatı ödenmesinin ve 15.786,00 TL tutarındaki faiz ödemesinin davacı yana ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Ancak, davacı yan munzam zararına yönelik talebini somutlaştıramadığı gibi temerrüt faizini aşan munzam zarar varlığına dair hiç bir delil de ibraz etmemiştir. Davacı yanca dava dilekçesinde sadece alacağın geç tahsil edildiği ileri sürülmüş ise de, bu iddia; somut olarak geç ödemeden dolayı uğranılan zararın varlığı için yeterli olmadığı gibi gecikmenin davalının kusurundan değil Yargıtay inceleme süresinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davacı, uğradığını ileri sürdüğü munzam zararının varlığını somut delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın reddine,
Karar ve İlam Harcı
2. ...sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ... ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik ... hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
5. ... maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan ... uyarınca 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Vekalet Ücreti
6. Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden... maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda... maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren...ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .. istinaf yasa yolu açık olmak üzere 13.01.2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır