Kamulaştırma Kanununa dayalı irtifak hakkı bedel tespit ve tescil davasında; taşınmaz değeri, bilirkişi raporu, ürün münavebesi ve kapitalizasyon faiz oranı itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kamulaştırma bedelini belirleyerek davayı kabul etmesi üzerine, davacı idare tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda kullanılan münavebe ürünleri, kapitalizasyon faizi, objektif değer artışı gibi hesaplama yöntem ve verilerinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın nitelikleri, bilirkişi raporunun kanuna uygunluğu ve tarımsal verilerin doğruluğu gerekçeleriyle davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve bu karar davacı idarece temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1109 Esas, 2024/2242 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Geyve 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/225 Esas, 2023/165 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 1 21... parsel (eski 140 ada /13) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değerlendirmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlarla benzer koşullarda olan taşınmazların Yargıtay içtihatları doğrultusunda arsa vasfında değerlendirilerek taşınmazların bedelinin tespit edildiğini ve kararların onanarak kesinleştiğini, taşınmazın kültür ve sağlık turizmi açısından önemli bir konumda olduğunu, tüm objektif unsurların değerlendirilek kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerine ulaştırılması gerektiğini, davaya konu taşınmazın gerçek bedelinin belirlenerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü münavebe ürünleri arasında belirtilmeyen enginar gibi geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, bilirkişi raporunda kullanılan verilerin resmi verilerle uyuşmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, üretim giderlerinin üretim gelirlerinin 1/3’ünden fazla alınamayacağından bahisle masrafın 1/3 alınarak taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda aynı yıl için buğday ve fiğ için birlikte hesaplama yapıldığını, kapitalizasyon faizinin %4.5 alındığı halde objektif değer artışının yüksek uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, dava tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, faiz başlangıç tarihinin 13.08.2022 olması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında kırsal yerleşim alanı sınırları dışında kaldığı etrafının, meskun olmadığı, belediyenin ulaşım ve alt yapı hizmetlerinden yararlandığı, kadastral yola cephesinin bulunduğu, iskana yasaklı alanda kaldığı ve TKGM parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde arazi vasfında olduğu anlaşılmış olup, net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, kapitalizasyon faiz oranının Yargıtay içtihatları ve bilimsel verilere göre taşınmazın özelliklerine uygun şekilde belirlendiği, objektif değer artış oranının istinaf edenin sıfatına göre yerinde olduğu, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin münavebe durumları ile verim, satış fiyatı ve üretim giderlerinin ilçe tarım verileri ile örtüşür şekilde uygulandığı, enginar bitkisinin Taraklı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetveli itibari ile yörede yaygın olarak yetiştirilen mutat ürünlerden olması nedeniyle münavebeye dahil edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin (istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatı itibari ile) adil ve hakkaniyete uygun olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için faiz uygulanması gerekmekte iken, iptal edilen Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesinin 9 uncu fıkrasına göre, yasal faize hükmedilmiş olması davacı idare lehine olduğundan, davacı idarenin faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği, ve mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü münavebe ürünleri arasında belirtilmeyen enginar gibi geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, bilirkişi raporunda kullanılan verilerin resmi verilerle uyuşmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, üretim giderlerinin üretim gelirlerinin 1/3’ünden fazla alınamayacağından bahisle masrafın 1/3 alınarak taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda aynı yıl için buğday ve fiğ için birlikte hesaplama yapıldığını, objektif değer artışının yüksek uygulandığını, irtifak değer düşüklüğü oranının kamulaştırma bedelinin %35’ini geçmeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken doğrudan %35 alınmasının hatalı olduğunu, dava tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin 13.08.2022 tarihi olması gerektiğini, tescil kararının takyidatlardan ari olarak kurulması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 1 21... parsel (eski 140/13) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 4.Faiz başlangıç tarihinin hatalı gösterilmesi doğru değildir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkmesi Kararına karşı istinaf başvurusunun Esastan Reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "12.08.2022" tarihinin hükümden çıkartılmasına, yerine "13.08.2022" tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.