Yargıtay 3. Ceza Dairesi, terör örgütü üyeliği ve yardım suçlarında aşırı ceza tayini ile delil yetersizliğinden verilen mahkumiyet hükümlerini bozdu.
Özet: Yargıtay, bir sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının, Anayasada belirtilen cezanın bireyselleştirilmesi ve orantılılık ilkesine aykırı olarak fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozulmasına; diğer sanık hakkında ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın örgüt liderinin talimatıyla yardım kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/38744 E.  ,  2025/26281 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/791 E., 2021/1074 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/71 E., 2020/129 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
01.08.2016 (... yönünden)
HÜKÜM : 1.Sanık ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
2.Sanık ... yönünden; 5237 sayılı TCK 'nın 220/7 delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
A. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen karara karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle üçüncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu da göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
B. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen karara karşı sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.