Kurumdan kaybolan değerli "..dan ..ye" tablosunun neden olduğu 250.000 TLlik kurum zararının tahsili için eski yöneticilerin sorumluluğunun incelendiği dava.
Özet: Bir kamu kurumu, kütüphanesinden 15.06.2007 tarihinde kaybolduğu tespit edilen ve piyasa değeri 250.000 TL olarak belirlenen bir tablonun bedelinin, son olarak 2003 yılında yerinde görüldüğü tarihten kaybolduğu tespit edilen döneme kadar kütüphanede çeşitli üst düzey görevlerde bulunmuş davalılardan tahsilini talep etmiş; davalılar ise zimmet sorumluluklarının olmadığını, kütüphanede yeterli güvenlik tedbirlerinin bulunmadığını, emekliliklerinde ilişik kesme belgesi aldıklarını ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır.
4. Hukuk Dairesi         2022/7409 E.  ,  2025/15045 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI : 16.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/39 Esas, 2017/358 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat .. ile davalı asil ... ve vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda 1994 yılında ''Tab 19 94... Yer ve 208 demirbaş'' numarasında kayıt altına alınan .. .. .ya ait ''..'dan ..'ye'' adlı tablonun 15.06.2007 tarihinde kaybolduğunun tespit edildiğini, söz konusu eserin 1999 yılında yapılan kaydı sırasında 400,00 TL değer takdir edilmesi ve bu değer üzerinden alınmasına karşın aradan geçen süre nedeniyle belirlenen rakamın günümüz rayiçlerinden düşük olduğunu, .. Üniversitesi .. .. Fakültesinden alınan raporda eserin piyasa koşullarında 250.000,00 TL olabileceğinin beyan edildiğini, tablonun kaybolmasında sorumlu oldukları inceleme raporu ile tespit edilen davalılardan belirlenen bedelin eşit miktarda tahsil edilmesi için davalılara başvurulmasına rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, kurum zararının, en son 18.11.2003 tarihinde yerinde olduğu tespit edilen tablonun bu tarihten kaybolduğunun tespit edildiği 15.06.2007 tarihine kadar olan dönemde .. Kütüphanede başkan, daire başkanı, başkan yardımcısı ve şube müdürü olarak görev yapmış olan davalılardan tahsili isteminde bulunmuş, ıslah dilekçesiyle talebini 250.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu eserin kayıp tarihinde şube müdürü olduğunu, şubede depo zimmeti ve sayım teslim anlamında hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığını, görev yaptığı bu dönemde tablolara yönelik yeterli standart koruma, arşivleme ve güvenlik tedbirlerinin Bakanlık ve Başkanlık makamınca yerinde ve zamanında alınmadığını, depolardaki bu gibi kağıt ortamlı materyallerin müze ortamlı güvenlik sistemi ile korumaya elverişli sistemden uzun yıllardır yoksun olduğunu, kendi çalıştığı dönemde de bu yoksunluğun mevcut olduğunu, söz konusu materyalin boyutlarının kartpostal büyüklüğünde ince bir kağıt materyal olduğunu, bu gibi küçük materyallerin tablolarla ilgili sayım, denetim ve nakil işlemleri sırasında alarm ve güvenlik şeridi olmamasından dolayı kütüphane materyali içerisinde kaybolması ihtimalinin de çok yüksek olduğunu, 3 ay gibi kısa bir dönemde şube müdürlük vekaleti döneminde görevi ve sorumlulukları kapsamında her türlü hassasiyeti gösterdiğini ve üzerinde zimmet bulunmadığı için tarafına bildirilen tazmin talebinin dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı definde bulunduklarını, zamanaşımından davanın reddini talep ettiklerini, söz konusu eserin 15.06.2007 yılında kaybolduğu tespit edilmiş olmasına rağmen yetkili müdürlük, daire başkanlığı ve kütüphane başkanlığınca yasal süresi içerisinde herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin 18.03.2008 tarihinde kendi isteği ile emekli olduğunu, emeklilik işlemleri öncesinde .. Kütüphane Başkanlığı tarafından emekli olabilmesi için üzerinde herhangi bir kitap ya da demirbaşın bulunmadığına ilişkin kesme formu da bulunduğunu, kaybolduğu tespit edilen tablonun müvekkilinin zimmetinde olmadığını ve herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının bu ilişik kesme formundan da anlaşıldığını, müvekkilinin şube müdürlüğü ve daire başkanlığı yaptığı dönemlerde kaybolan resmin zimmetle müvekkiline teslim edilmediğini, söz konusu esere ilişkin harcama yetkilisi olarak bulunmadığını, tablonun muhafazasından ve yöneltilmesinden sorumlu olmadığını, bu sebeple müşterek ve müteselsil sorumluluğu kabul etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2003 yılında mülga daire başkanı olarak görev yaptığı sırada aynı yıl Sayıştay tarafından yapılan denetimde davaya konu tablonun varlığının tespit edildiğini, 2003 yılı Mayıs ayında müvekkilinin .. .. Başkanlığı'ndan ayrıldığını, davaya konu olayla ilgili olarak ilk soruşturmanın 2013 yılının ilk yarısında ...'nca atanan başka bir müfettiş tarafından yapıldığını ve bu müfettiş tarafından zamanaşımı nedeni ile takipsizlik kararı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı idare tarafından gerek 28.04.2014 tarihli inceleme raporunda gerekse dava dilekçesinde bahsi geçen ihmale ilişkin herhangi bir delilin ortaya konmadığını, dolayısı ile tazmin sorumluluğu gerçekleştirilmeden kanunun öngördüğü müspet delillerle ispata elverişli şekilde somutlaştırılmaksızın davanın açıldığını, kartpostal boyutundaki sulu boya eskizin yağlı boya tablo gibi gösterilmesinin bir dayanağının bulunmadığını, tablonun ne zaman kaybolduğunun bilinmemesine rağmen 15.06.2005 - 04.01.2007 tarihleri arasında .. ..'de görev yapmadığı sürenin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; .. .. Başkanlığında 1997-2003 Nisan, 2004 Mayıs-2013 yılları arasında başkan yardımcılığı görevinde ve gerçekleştirme görevlisi olarak çalıştığını, kaybolduğu iddia edilen sulu boya resmin üzerine zimmetli olmadığını, söz konusu resmin muhafaza ve yönetilmesinde sorumluluğunun bulunmadığını, eserin 20 cm kalınlıkta çelik kapısı olan kilitli bir depo içerisinde yine kilitli çelik bir kasada muhafaza edildiğini, depo ve kasa anahtarlarının ise .. Şube Müdürlüğü'nde tutulduğunun göz önünde bulundurulmadığını, içinde bulunulan koşullarda korumaya yönelik önlemlerin alınmasında gerekli hassasiyetin azami surette gösterildiğinin açık olduğunu, eserin ne zaman kaybolduğunun bilinmemesine rağmen 29.04.2003-28.05.2004 tarihleri arasında ..'de görev yapmadığı konusunun da inceleme esnasında göz önünde bulundurulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kamu kurumlarında zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın öğrenilmesinden sonra 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılması gerektiğini, 04.01.2007 tarihinde .. Başkanlığı görevinden ayrıldığını, dava konusu resmin kaybından ve kayıp tutanağından 2014 yılında ifadesine başvurması nedeniyle haberdar olduğunu, davacı kurum tarafından alınan bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenen bedelin oldukça fahiş bir bedel olduğunu, bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ..'ya ait kağıt üzerine sulu boya resimlerinin hiçbirinin o değeri bulmadığını, müzayedelerde satışa çıkartılan fiyat ile bilirkişi heyeti tarafından belirlenen fiyat arasında minimum 10-12 kat fiyat farkı bulunduğunu, bu fiyat farkını ve bilirkişiler tarafından biçilen değerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2017 tarih ve 2015/39-2017/358 sayılı kararı ile Kültür Bakanlığı Teftiş Kurulunun inceleme raporu, davacı tarafından dosyaya sunulan kayıt ve belgelerden kaybolan tablonun davalılara teslim edildiği ve davalıların sorumlulukları altındayken kaybolduğuna ilişkin herhangi bir kanaat edinilemediği, kaybolduğu iddia edilen tablonun bedelinin davalılardan tahsil edilebilmesi için, adı geçenlerin tablonun kaybolmasında açıkça kusur ve ihmallerinin bulunması zorunlu olduğu, dosya kapsamında davalıların bu yönde kusur ve ihmalleri bulunduğuna ilişkin herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, bir görevlinin tablonun bulunduğu birimde çalışıyor olması ya da oranın işleyişinden sorumlu olmasının başlı başına tablonun kaybolmasından hukuken sorumlu tutulması için yeterli olmadığı, tablonun kaybolmasında davalıların kusur ve ihmallerinin bulunduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2018 tarih ve 2018/726-2018/1268 sayılı kararı ile davalılardan ...’in 07.10.2004-28.02.2007 tarihleri arasında .. Şube Müdürlüğüne vekalet ettiği, davalı ...’nın 26.05.2004-11.07.2007 tarihleri arasında aynı müdürlüğün bağlı olduğu Daire Başkanlığı görevinde bulunduğu, davalı ...’nin daire başkanı olsa da .. Şube Müdürlüğünün kendisine bağlı olmadığı, davalı ...’nın 27.12.2004 - 06.04.2005 tarihleri haricinde .. .. Daire Başkanı olarak görev yaptığı, davalı ...’un 2004 yılı sonundan 11.01.2007 tarihine kadar .. .. Başkanı olarak görev yaptığı, davalı ...’ın 2003 ve öncesi, 2004 sonu ile 11.01.2007-2008 tarihleri arasında .. .. Başkanı olarak görevli bulunduğu, dahili davalı ...’ın ise 2007 yılı öncesinden itibaren taşınır kontrol ve kayıt yetkilisi ve 2007 Mart ayından itibaren 04.10.2013 yılına kadar ayniyat saymanı olarak görev yaptığı ayniyat talimatnamesi ile Taşınır Mal Yönetmeliği gereğince kamu idarelerine ait taşınırların sayımının, taşınır kayıt yetkililerinin görevlerinden ayrılmalarında, yıl sonlarında veya harcama yetkilisinin gerekli gördüğü durum ve zamanlarda yapılması gerektiği, kaybolan tablonun demirbaş listesinde kayıtlı olduğu .. Şube Müdürlüğünde ise 18.01.2003 tarihinden 15.06.2007 tarihine kadar sayımının yapılmadığı, davalılardan ... dışındakilerin bu sayımın yapılıp yapılmadığının denetim ve takibini yapmaları gerekirken yapmadıkları, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş ise de davalılardan ... dışındakilerin görev tanımları nazara alındığında, yönetimlerinde bulunan çalıştıkları şube müdürlüğünün depolarındaki ayniyat sayımlarını zamanında yapmayarak veya yaptırtmayarak ihmallerinin bulunduğu, dosya arasında bulunan ve tablo değerinin hesaplandığı bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, ancak, tablonun kaybolduğu dönemin hangi davalı zamanında olduğunun tam olarak anlaşılamaması da nazara alındığında, davaya konu zarardan (tablo bedelinden) TBK’nın 51-52. maddeleri gereğince % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilerek davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 bendi uyarınca yeniden hüküm tesisi ile davanın davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, dahili davalı ... aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.09.2020 tarih ve 2018/5311 - 2020/2917 sayılı ilamı ile davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiş; davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu tablonun kaybolduğu hususunun 15.06.2007 tarihli tutanak ile tespit edildiği, uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup dava konusu tablonun değerinin .. .. Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan uzman bilirkişi heyeti tarafından belirlenmesi ve faizin tutanak tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiği ve davaya konu tablonun 18.11.2003 tarihinde yerinde olduğunun tespit edilmesinden sonra kaybolduğunun tespit edildiği 15.06.2007 tarihine kadar olan zaman dilimi içerisinde hangi davalı zamananında kaybolduğunun tespit edilememesi nedeniyle her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince TBK'nın 51... . maddeleri gereğince % 40 oranında hakkaniyet inidirimi yapılmış ise de dosya kapsamı, tablonun hangi davalı döneminde kaybolduğunun belli olmaması ve iş yoğunluğu gözetildiğinde yapılan hakkaniyet indirim oranının az olduğuna değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alınan asıl ve ek bilirkişi raporları karara esas alınarak tablonun kaybolduğunun tespit edildiği tutanak tarihi olan 15.06.2007 itibariyle davaya esas değerinin 6.043,63 TL olduğunun kabulüne ancak tablonun hangi davalı döneminde kaybolduğunun belli olmaması ve iş yoğunluğu nazara alındığında, davaya konu zarardan (tablo bedelinden) TBK’nın 51-52. maddeleri gereğince %50 hakkaniyet indirimi yapılamasına dair istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2017 gün ve 2015/39 Esas, 2017/358 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile 3.021,68 TL tazminatın 15.06.2007 tutanak tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, dahili davalı ... aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişilerin, dava konusunda uzman olmadıklarını ve dosyanın konusunda uzman sanat tarihçileri, ressam ve müzecilikten anlayan yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesini; ayrıca, birkaç müzayede firmasından da dava konusu tablonun satış değeriyle ilgili görüş alınması gerektiğini eksik, yetersiz inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, eserin ortalama değerinin tespit edilebilmesi için yaklaşık 40-50 müzayede kaydı karşılaştırılarak en güncel müzayede satışları ağırlıklı referans alınarak değer belirlenmesi gerektiğini, bilirkişilerin yaptığı birkaç tane müzayede satışının üstelik sadece başlangıç fiyatının esas alınarak değer belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu zarardan (tablo bedelinden) TBK 51-52. maddeleri gereğince % 50 indirim yapılmasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu tablonun kaybolması nedeniyle oluştuğu iddia edilen kurum zararının sorumluluğu bulunduğu belirtilen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine,
Duruşmada vekille temsil olunmayan diğer davalılar ... vd. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararda bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.