Sigortasız iki aracın karıştığı ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalanların, Güvence Hesabından maddi tazminat talepleri ile hesaplama ve sorumluluk limiti itirazlarını inceleyen yargı kararı.
Özet: Sigortasız iki aracın karıştığı ölümcül bir trafik kazasında desteklerini kaybeden mirasçıların, Güvence Hesabına karşı açtığı maddi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kısmen kabul kararları sonrasında, davacılar, tazminat hesaplama yöntemleri, Güvence Hesabının kaza tarihi itibarıyla her iki araç için ayrı ayrı teminat limitlerinden doğan toplam 450.000 TLlik sorumluluğu ile diğer hak sahiplerinin tescilsiz motosiklet yönünden feragat etmeleri sebebiyle kendilerine ödenmesi gereken tutarın artırılması gerektiği gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 23.07.2012 tarihinde, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile trafikte seyri sırasında, yine dava dışı ... ...'in kullanmakta olduğu motosiklete çarpması neticesinde, müvekkillerinin murisi ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını, gerek ...'ın kullandığı aracın, gerekse ...'in kullandığı motosikletin, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortalarının bulunmadığını, davalı ...'nın kaza tarihi olan 23.07.2012 tarihi itibariyle teminat limitinin kişi başı sakatlanma ve ölüm halinde 225.000,00 TL olup her iki araç bakımından ayrı ayrı 225.000,00 TL'den sorumlu olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, ... için 700,00 TL, ... için 100,00 TL ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın 19.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan teselsülen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesi başvuru üzerine açılan dosyada noksan belgelerin ikmali yapılmadığından müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motorlu aracın tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle aracın motorlu bisiklet olduğu yönünde güçlü bir fiili karine olduğunu, müvekkili kuruma sorumluluk yüklenebilmesi için öncelikle bu hususun kesin olarak tespitinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, temerrüt söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihini ve faizi kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECEMAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 293.376,19 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 94.560,42 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 34.537,72 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 11.665,55 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısımlar yönünden davacıların davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 293.376,19 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 94.560,42 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 34.537,72 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 11.665,55 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısımlar yönünden davacıların davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, hesaplamada önce garame hesabı yapılmasının sonrasında hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, davalı ...'nın iki araç bakımından ayrı ayrı 225.000,00 TL olmak üzere 450.000,00 TL'den sorumlu olduğunu, ancak diğer hak sahipleri ... ve ...'ın tescilsiz motosiklet yönünden taleplerinden feragat ettiklerini, dolayısıyla bu motosikletle ilgili olarak poliçe limitinin tamamının müvekkillerine ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda murisin yolcu konumunda bulunduğu aracın tescilsiz olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında aracın cinsinin belirlenmesi için İlk Derece Mahkemesinin keşfi sırasında ihbar olunan ...'ın beyanında yer alan ifadelere itibar edilerek vekil eden kurumun sorumluluğna karar verildiğini, bu tespitin doğru olmadığını, tescilsiz aracın poliçe yaptırması zorunlu araçlardan olduğu ispatlanamadığından %100 sorumluluk üzerinden hüküm kurulmuş olmasının ve tek teminat kabul edildiğinde teminat limiti aşıldığından verilen kararın hatalı olduğunu, murisin asgari ücretin üzerinde gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanamamış olduğundan, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ıslah edilen kısım zamanaşımına uğradığından reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, ıslah edilen miktarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, ilk karardaki miktarlar değişmediği halde yeni vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından sorumluluğu üstlenilen ve kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölen müteveffanın desteğinden mahrum kalan davacıların maddi tazminat talebine ilişkindir. 1-Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden 94.560,42 TL, davacı ... yönünden 34.537,72 TL, davacı ... yönünden 11.665,55 TL tazminata karar verilmiştir. Buna göre taraf vekillerince temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ..., ... ve ... yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler davacı ... yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ..., ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine,Aşağıda dökümü yazılı 2.201,52 TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.