Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkin davasında, ilk derece mahkemesinin bozma sonrası yargılamada verdiği kararın temyiz incelemesi ve hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bu yargılama sürecinde, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tescili istemine ilişkin olarak, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının istinaf mahkemesince onanması sonrası Yargıtay tarafından bilirkişi raporundaki emsal değerleme hatası nedeniyle bozulması üzerine, ilk derece mahkemesi bozmaya uygun şekilde yeniden davanın kabulüne hükmetmiştir; bu kararın taraflarca tekrar temyiz edilmesiyle Yargıtay, kararın önceki bozma ilamına uygun olduğunu, hukuki bir isabetsizlik taşımadığını ve davalının önceki temyiz sebeplerinin kazanılmış hak niteliğinde olduğunu belirterek, davalı ile davacı idare vekillerinin temyiz itirazlarını reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/2809 E.  ,  2025/12705 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/286 Esas, 2024/264 Karar
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1 07... , 16... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak davacı lehine terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların gerçek rayiç değerinin araştırılarak kamulaştırma bedelinin artırılmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı idare üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/367 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/367 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2021/2188 Esas, 2022/1767 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, tespit edilen metrekare birim bedelinin uygun olduğu, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2021/2188 Esas, 2022/1767 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan ... Mahallesi 9 74... parsel sayılı taşınmazın 08.02.2012 tarihli satışının değerlendirmeye alındığı, satış tarihinin eski olması sebebiyle bu satışın emsal alınması doğru olmadığı gibi, emsal taşınmaz dava konusu taşınmaza yaklaşık 15 kilometre mesafede olması nedeniyle, bu emsali hükme esas alan rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin fahiş olduğunu, faize ilişkin hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, müvekkil idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, davalı taraf lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın aynı temyiz sebeplerini Dairemizin bozma kararı öncesinde sunduğu dilekçelerinde de belirttiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davanın niteliği gereği davalı vekili lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (9) numaralı bendinin çıkarılması, yerine "Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı tarafa verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.