Ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerinin, tarafların kusur durumu ile sigorta şirketlerinin müteselsil sorumluluğu üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, vefat eden kişinin mirasçılarının, karıştıkları ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma, cenaze giderleri ve manevi tazminat talepleriyle, kazaya karışan aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacıları gibi çeşitli davalılara karşı açtığı asıl ve birleşen davalara ilişkin temyiz incelemesini konu almakta olup, davacılar davalıların aracının kazaya neden olduğunu iddia ederken, davalılar ölenin alkollü ve asli kusurlu olduğunu, manevi tazminatın sigorta kapsamında olmadığını ve sorumluluk limitleri bulunduğunu savunmaktadır; daha önce bozmaya uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararında maddi tazminat ve cenaze giderleri kısmen kabul edilip davalılar arasında paylaştırılmış, manevi tazminat istemi ise atiye bırakılmıştır ve bu kararın temyizi üzerine Yargıtay tarafından incelenmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2022/6387 E.  ,  2025/15044 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/303 Esas sayılı Dosyası İle Tevhitli)

SAYISI : 2019/250 E., 2021/511 K.ğr.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve asıl davada davalılar ..., .. Kollektif Şirketi .. .. .. ve Ortağı ile birleşen davada .. Sigorta Şirketi vekili tarafından ve duruşma istemli olarak asıl davada davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar adına gelen olmadı, davalı .. Sigorta A.Ş. vekili Avukat .. ve davalı ...Ş. vekili Avukat .. geldiler, diğer davalılar adına gelen olmadı. davalıların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.11.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili; davalıların işleteni, sürücüsü, teşebbüs sahibi ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacılar murisinin idaresindeki araca çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında desteğe atfedilen asli kusuru kabul etmediklerini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kalıp manevi zarara uğradıklarını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada sonradan artırılmak üzere, davacılar için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 2.000,00 TL cenaze gideri ve miktarı daha sonra bildirilecek olan manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili; asıl davaya konu kazada davacıların desteği tarafından idare edilen aracın trafik sigortacısı olan davalının da zarardan sorumlu olduğunu belirterek ve belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada sonradan artırılmak üzere, davacılar için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.11.2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 02.06.2014 tarihli artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 64.698,33 TL'ye yükselterek, bu bedelin tamamının davalı .. Sigortadan tahsilini, asıl davadaki diğer davalıların tazminatın 25.079,33 TL'lik kısmından sorumlu tutulmasını talep etmiş, 07.07.2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ile alacak talebinin (200.000,00 TL ..dan-121.000,00 diğer davalılardan) 201.360,00 TL'ye yükseltildiğini, aynı tarihli diğer bir dilekçe ile ise sehven yapılan toplama hatasının düzeltildiğini belirterek toplam talep miktarının 322.629,42 TL olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar desteğinin şeride tecavüz nedeniyle asli kusurlu olarak kazaya sebep olduğunu ve kaza anında 1,73 promil alkollü olduğunun saptandığını, kazada davalının kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .. Sigorta vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminat istemlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, poliçe limitiyle sınırlı olarak ve sigortalının kusuru oranında davacıların gerçek zararından sorumlu olduklarını, davadan önce başvuru olmadığından temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın maliki, işleteni, teşşebüs sahibi, bilet satıcısı olmadıklarını, aracın, maliki ...'den ... tarafından kiralandığını, kendilerine husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .. Sigorta vekili cevap dilekçesinde, davacılar murisinin kazadaki kusurunun davacılara da yansıyacağını ve davacıların tazminat talep haklarının bulunmadığını, davacıların gerçek zararının aktüer raporuyla saptanması gerektiğini, davadan önce başvuru olmadığından temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.07.20 14... /319-2014/383 sayılı ilk kararıyla asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 62.698,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının, dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .. Sigortadan (tahsilde tekerrür olmamak ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacı ...'a verilmesine, işbu tazminatın 25.079,33 TL'lik kısmının davalılar ..., ..., ...'ndan olay tarihinden, .. Sigorta'dan dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine; 1.360,00 TL cenaze giderinin 17.11.2011'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat istemleri atiye terk edilmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... Nakl. AŞ hakkındaki davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı .. Sigorta AŞ vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... Koll. Şirk. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.04.2017 tarih ve 2014/22146-2017/4066 sayılı ilamı ile davalı ... Koll. Şirketi vekilinin temyiz talebi yönünden kesin sürede eksik temyiz karar harcı ikmal edilmemiş olduğundan temyiz isteminin reddine, davacılar vekili, davalı .. Sigorta AŞ vekili, davalı ... ve ... vekilinin bozma kararı kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, somut olayda, ..'ın bekar ve çocuksuz öldüğü, babasının ise destek ..'dan daha önce öldüğü, kaza tarihi itibariyle davacı anne .. dışından destek tazminatı talep hakkı olan başka kimse bulunmadığı, davacı annenin tek hak sahibi olduğu gözetilerek; davacı anne için destek payının % 50 kabul edilmesi suretiyle hesaplamaya başlanmasından sonra, Dairemiz emsallerinde ve belirtilen esaslara göre, davacı annenin destek payının kademeli olarak azaltılması suretiyle hesap yapılması için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, davaya konu edilen maddi tazminattan davacıya karşı müteselsilen sorumlu olan davalılar için vekalet ücreti belirlenirken; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2. maddesi gereği, aynı sebebe dayanan red söz konusu olduğundan, davalı ...Ş. ve davalı .. Sigorta A.Ş. yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı biçimde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, kazaya karışan, asıl davadaki davalı tarafa ait olan .... plakalı araç, ticari otobüs olduğundan, asıl davanın davalıları hakkında temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken; yasal faize hükmedilmesinin doğru görülmediği, davacıların hüküm altına alınan cenaze gideri talepleri yönünden, davadan önce temerrüt oluşmadığı gözetilerek, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken; desteğin ölüm tarihinden faize hükmedilmesinin de hatalı olduğu, davalı ...'nin, yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiği ve hakkındaki davanın kısmen reddine karar verildiği gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12. maddesine göre, reddolunan miktar üzerinden belirlenecek vekalet ücretine hükmedilmeyişinin de hatalı görüldüğüne değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak bozma kararı gereği alınan 27.12.2019 havale tarihli bilirkişi asıl ve 02.04.2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunun denetime elverişli olduğu kabul edilerek davacı vekilinin 07.07.2021 havale tarihli dilekçesi ile alacağını belirli hale getirildiği kabulüne, ikinci kez sunulan dilekçenin ilk dilekçenin açıklaması mahiyetinde olmadığı gibi talep miktarının tamamen farklı olduğu, dolayısıyla HMK 107. maddeye göre ilk dilekçe ile talebin tam ve kesin olarak belirlendiği kanaatiyle, bu dilekçedeki talepler ve bozma ilamı doğrultusunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. A.Ş 'den (tahsilde tekerrür olmamak ve sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacı ...'a verilmesine, bu tazminatın 121.269,42 TL'lik kısmının davalılar ..., ..., .. Kollektif Şirketi .. ve Ortağından olay tarihi olan 12.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı .. Sigorta A.Ş'den (sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, 1.360,00 TL cenaze masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların açmış olduğu manevi tazminat davalarının atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...Ş. yönünden açılmış olan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A-Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ikinci kez sunulan dilekçelerinin içeriğindeki miktarların aynı olduğu, her iki dilekçede de 200.000,00 TL, 121.269,42 TL, 1.360,00 miktarlarının belirtildiği, ancak ilk dilekçede bu rakamlardan koyu punto ile yazılmayan 121.269,42 TL'nin sehven toplamaya dahil edilmediğini, mahkemenin düzeltme için verilen ikinci dilekçenin ilk dilekçeden farklı talepler içerdiğini kabul etmekte ise, kendi kabulüne bağlı olarak ikinci dilekçeyi ıslah dilekçesi olarak nitelemesi gerektiğini, .. A.Ş. aleyhine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren ticari faiz yerine yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin bozma ilamına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil ... açısından 1.000,00 TL tazminatın tahsili talep edilmiş olup bu açıdan davanın reddine karar verildiği halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre karşı tarafa hükmedilecek vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceği halde karşı tarafa 1.640,00 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verdiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı .. Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde; birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini, 02.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda belirlenen tutardan sigortalı aracın kusuru (%60) oranında destekten yoksunluk tazminatı belirlendiğinde sorumluluklarının 181.904,12 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 816,00 TL cenaze gideri olabileceğini, poliçe limitlerinin aşılamayacağını belirterek usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, kazanın oluşumuna ölen sürücünün alkollü araç kullanmasının neden olduğunu, keşfe gerek görmeyerek, eksik inceleme ve araştırmayla esas hakkında hüküm kurulduğunu, usule aykırı olarak davaların birleştirilmesine karar verildiğini, bozmaya uyduğu halde aykırı karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda müteveffa sürücü ..' ın kaza sırasında alkollü olduğu ve alkolün de tesiriyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffanın ücretine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasına karşın, yine davacı yanın müteveffanın desteğini görüp görmediğine ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığından, davacının pay oranı da yanlış alınarak hesaplama yapıldığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğundan bahisle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesabında hata yapıldığını, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin tamamından davacı ..., 1.000,00 TL'sinden ise diğer davacı ...'ın sorumlu olması gerektiğinden, gerekçeli karardaki açıklama kararın infazında tereddüde yol açacağından kararını bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... (..) Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde, davacılar murisinin gerçek geliri kesin ve net delillerle ispat edilememiş olup asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun açıkça belirlenmesi gerektiğini, hatalı bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, anneye ayrılan destek payının fazla belirlendiğini, bilirkişi raporunda müteveffanın muhtemel evlilik tarihi itibari ile kendisine 2, muhtemel eşine 2, annesine 1 pay olmak üzere annesine %20 pay ayrılması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda muhtemel eşe 1 pay verilerek annenin pay oranı yüzdesinin daha fazla çıkartıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın, davacıların desteğinin sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.