Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, yolcu küçük davacının velisi annenin sürücü olduğu kazada menfaat çatışması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatında temsil kayyımı atanması gerekliliği.
Özet: Yolcu konumundaki küçük davacının, sürücü olan annesinin kusurlu olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu malul kalması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açtığı davada, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri tarafından eksik belge nedeniyle usulden reddedilen dosyanın, annenin kazada kusurlu olması sebebiyle küçüğün menfaati ile yasal temsilcisi annenin menfaati arasında çatışma bulunduğu ve 4721 sayılı Kanunun 426. maddesi gereği temsil kayyımı atanması zorunluluğu göz ardı edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/458 D.İş- 2024/461 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-28680SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/72041İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu otomobilin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile 14.07.2018 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı taraflara başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın kusuru ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça 15.01.20 24... .01.2024 tarihli ara karar ile istenen bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 10.01.2024 tarihli raporda belirtilen tüm eksikliklerin dosyaya kazandırıldığını, ek raporda istenilen evrakların temini için kendilerine verilen sürenin yetersiz olduğunu ve süre uzatım talebinde bulunmalarına rağmen bu talepleri hakkında bir karar verilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1-Somut olayda; davacı, annesi olan ..'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 14.07.2018 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre annesi ..'ın kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ve annesinin ise sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2013 doğumlu davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ..ve babası .. tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir.Eldeki davada davacılar anne .. .. ve baba .. .. küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı annenin trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan annenin menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne küçüğü temsil edemez.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi