Zorunlu trafik sigortalı araç kazasında yaralanan yolcunun sürekli/geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminat taleplerinin temyiz incelemesi.
Özet: Sigortalı traktörün karıştığı tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri talepleriyle açtığı tazminat davasında, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri tarafından kısmen kabul edilen ve davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu, maluliyet ve tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve davacı yolcunun kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin hesaplama hataları, sorumluluk kapsamı ve usul eksikliklerine ilişkin temyiz itirazlarının reddedilerek önceki kararların büyük ölçüde onanmasına karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/4214 E.  ,  2025/12435 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/173- 2024/174
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2024/İHK-11422
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: K-2024/24800
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı traktörün karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 25,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 25,00 TL SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi gideri olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle toplam 1.000.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulüne, % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması sonucu elde edilen 897.609,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 52.349,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 29.562,48 TL geçici bakıcı gideri ve 25,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 979.546,91 TL’nin 28.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 27.550,03 TL (1/5 oranında) nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporunda bilinmeyen aktif ve pasif dönem hesabında 2032 yılının iki kez hesaplandığını, bilirkişi tarafından 1 yıl fazla hesaplama yapıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının hastanede tedavi amacıyla 33 gün süre ile kaldığını, bu süreler kapsamında bakıcı giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, bu sebeple bu talebin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-%1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Uyuşmazlık Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hüküm kurulmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan fatura edilemeyen tedavi giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının isabetli olmasına, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazının meydana gelmesinde tam kusurlu olmasına, davacının yolcu olup kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde hata olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 10.09.2022 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Dosyanın incelenmesinde, hükme esas alınan 13.12.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda işleyecek aktif dönem hesabında 2032 yılı için 01.01.2032-01.02.2032 tarihlerini kapsayan 1 aylık dönemde 12 ay üzerinden tazminatın hesaplandığı, işleyecek pasif dönem hesabına gelince ise 2032 yılı için 01.02.2032-31.12.2032 tarihlerini kapsayan 11 aylık dönemde 12 ay üzerinden tekrar tazminat hesaplaması yapıldığı, sonuç itibariyle işleyecek aktif ve pasif dönemde 2032 yılı için 12 ay için hesaplama yapılması gerekirken, mükerrer olacak şekilde 24 ay için hesaplama yapıldığı, Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda açıklanan hususların düzeltildiği, mükerrer hesaba mahal vermeyecek şekilde (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve aktüer bilirkişi raporundaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın rapor tarihi olan 13.12.2023 verileri esas alınarak yapılması) daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp, sonucuna göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.