Karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi, tazminat miktarları, velayet, ziynet eşyası talepleri ve istinaf/temyiz hakkının HMK kapsamında değerlendirilmesi.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen hükmün temyiz aşamasında, Yargıtay; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen veya belirli konularda sınırlı istinaf başvurusunda bulunan tarafın, istinaf kapsamına almadığı hususlarda temyiz hakkı bulunmadığı ilkesini vurgulayarak, davacı kadının karşı boşanma davasının kabulü yönündeki temyiz istemini usulden reddederken, tarafların diğer temyiz itirazlarını ise incelemeye değer bulmuş ve tehir-i icra taleplerinin güncel mevzuat gereği icra mahkemesine yapılması gerektiğini belirtmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/3400 E.  ,  2025/10140 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/955 E., 2025/208 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/566 E., 2024/624 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı karşı davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları, velâyet ve yatısız kişisel ilişki tesisi, ziynet eşyası davasının reddi, vekâlet ücreti yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise tehir-i icra talepli olarak anne ile kişisel ilişki tesisi, kusur belirlemesi, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi ve miktarları, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi ve miktarı,karşı davada maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı karşı davalı kadın vekili tarafından katılma yolu ile kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki, tazminatların miktarı, ziynet alacağı davasının reddi, davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar, karşı davada tazminat taleplerinin reddi ile kişisel ilişki yönlerinden istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince İstinaf konusu edilmeyerek kesinleşen ve istinaf konusu edilmekle birlikte reddedilen konularla ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı karşı davalı kadının ziynet eşyasına yönelik istinaf isteminin usulden reddine, kararın kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Davacı karşı davalı kadının katılma yolu ile istinaf yoluna başvurduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, karşı boşanma davasının kabulü yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı karşı davalı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kadının karşı boşanma davasının kabulü yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı karşı davalı kadın vekilinin kadının boşanma davasının kabulü yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davacı karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazları ile davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 24.11.2021 tarihinde kabul edilen ve 29.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 5. Maddesi gereğince 2004 sayılı Kanunun 36. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'dan" ibaresi" "takibin yapıldığı yer İcra Mahkemesinden" şeklinde değiştirildiği, Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup herhangi bir geçiş hükmü de konulmadığı, bu değişiklik gereğince yürürlük tarihinden itibaren Dairemizden icranın geri bırakılması kararı istenmesinde hukuki yarar bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı karşı davalı kadın vekilinin karşı boşanma davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı karşı davalı kadın vekilinin diğer, davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm hususlara yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden ............'e yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...........'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.