2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında kadının kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerine ilişkin temyiz başvurusunun reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Tarafların karşılıklı boşanma davasında, davalı-karşı davacı kadının asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerine yönelik temyiz itirazları değerlendirilmiş; bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu, kadının yargılama sırasında usulüne uygun yoksulluk nafakası talebi bulunmamasına rağmen boşanma kesinleştikten sonra ilgili madde uyarınca dava açma hakkının saklı olduğu belirtilerek, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         2025/2459 E.  ,  2025/10144 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/816 E., 2024/1457 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/110 E., 2024/51 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat talepleri, yoksulluk nafakası talebi ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadının usulüne uygun olarak yoksulluk nafakası talebinin bulunmadığı ancak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 4721 sayılı Kanun'un 178 inci maddesi hükmü gereğince süresinde yoksulluk nafakası davası açabileceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.