Boşanma davasında ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin hatalı kusur belirlemesi sonucunda, fiziksel şiddete uğrayan kadının kişilik hakları ihlali nedeniyle maddi manevi tazminat taleplerinin reddine dair kararın bozulması.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kusur belirlemesini hatalı bulan bu karar, erkeğin kadına uyguladığı fiziksel şiddetin kanıtlandığını, kadına yüklenen güven sarsıcı davranışın ise kanıtlanamadığını belirterek, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Bu yanlış kusur tespiti nedeniyle kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin ve erkeğin manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğu tespit edilerek, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve dosya tazminat taleplerinin yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/3144 E.  ,  2025/10146 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/460 E., 2025/531 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/16 E., 2022/223 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi, karşı davanın kabulü, erkek lehine manevî tazminata hükmedilmesi yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin hafif, kadının ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’îlerine karar verilmiş olup kararın davacı-karşı davalı kadın vekilice istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı kadın vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
2.Dosyanın incelenmesinde; Mahkemece her ne kadar boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin hafif, kadının ağır kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; kadına yüklenen güven sarsıcı davranış vakıasının somut delilerle kanıtlanamadığı, bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği; erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı vakıasının ise tanık beyanı ile ispat edildiği ve sübut bulduğunun anlaşılmasına göre erkeğe bu vakıanın kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmış olup Mahkemece sabit görülen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar da değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme ile kadının ağır, erkeğin hafif kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eyleminin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak kadının tazminat talebinin reddine ve erkeğin manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen manevi tazminat talebi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen manevi tazminat talebi, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.