Kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili ve ecrimisil istemi davasında, taşınmazın uzun yıllardır kamuya açık kadim sokak olarak kullanıldığının tespiti üzerine verilen temyiz kararı.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili ve ecrimisil talebine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı üzerine davalı idarenin istinaf başvurusuyla Bölge Adliye Mahkemesince el atma bedeli kabul edilip ecrimisil reddedilerek vekalet ücreti maktu belirlenmek suretiyle karar düzeltilmişken, Yargıtayın yaptığı incelemede dava konusu taşınmazın el atılan kısmının 1950li yıllardan bu yana umuma açık kadim bir sokak içerisinde yer aldığına dair önemli delillerin bulunduğu tespit edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/2815 E.  ,  2025/12696 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/59 Esas, 2023/451 Karar
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/256 Esas, 2019/194 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu İstanbul ili, ..., Mahallesi 4 46... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, el atıldığı iddia edilen taşınmazın 6785 sayılı Kanun gereği bedelsiz yol terk edildiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yol ve kaldırım yapılarak kısmen kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre 14.06.2017 dava tarihi itibarıyla 33.000 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen bedelin uygun olduğu, taşınmazın yaklaşık %40'ına el atıldığı ve taşınmazın el atmadan geriye kalan kesiminin yüz ölçümü ve imar durumuna göre değer azalışına hükmedilmesinin de yerinde olduğu ancak ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde olmadığı ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil talebinin kabulü ve müvekkil lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; davacının dava konusu taşınmazı taksim yoluyla 21.12.1989 tarihinde edindiği, dosya içerisinde yer alan 09.12.2022 tarihli fen raporunda, davaya konu taşınmazın el atılan 146,37 m²lik bölümünün 1932 tarihli ... haritasında ... Sokağı içerisinde kaldığı, ... Kadastro Müdürlüğü tarafından düzenlenen 1973 tarihli röperli krokide, dava konusu yerin ... sokağı içerisinde gösterildiği, ... Belediyesi tarafından düzenlenen 1978 tarihli inşaat istikamet rölövesinde, dava konusu yerin ... Sokağı içerisinde kaldığı, 1982 tarihli hava fotoğrafında, dava konusu yerin ... Sokağı içerisinde göründüğü, ...Bakanlığı tarafından CD ortamında dosyaya gönderilen 1982 tarihli hava fotoğrafında davaya konu bölümün ... Sokağı içerisinde yer aldığı tespit edilmekle birlikte dosya içerisinde yer alan 07.02.2025 tarihli fen raporunda ise 1950,1954,19 58... tarihli hava fotoğraflarının tümünde davaya konu taşınmazın el atılan 146,37 m²lik bölümünün ... sokağı çıkmazı içinde yer aldığı, 1950'li yıllardan bu yana umuma açık kadim bir sokak olduğuna ilişkin tespit yapıldığı anlaşılmaktadır.
3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.