Karşılıklı boşanma davasında istinaf yoluna başvurulmayan hususların temyiz edilemeyeceği prensibiyle bölge adliye mahkemesi kararının kusur ve tazminat miktarları yönünden onanması.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında temyiz incelemesi sonucunda, bir konunun Yargıtaya taşınabilmesi için daha önce istinaf başvurusunda da o yönde itiraz edilmiş olması gerektiği vurgulanmış; bu nedenle, davacı kadının karşı davanın kabulüne yönelik temyiz itirazı, istinaf sürecinde bu konuyu ileri sürmemiş olması sebebiyle reddedilmiş, tarafların kusur belirlemesi ve tazminat miktarlarına ilişkin diğer temyiz itirazları incelenerek bölge adliye mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunup onanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         2025/2534 E.  ,  2025/10152 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/818 E., 2024/2563 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/281 E., 2024/81 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, karşı davada erkek lehine takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile lehine takdir edilen tazminat miktarları yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine maddi ve manevi tazimnata hükmedilmesi ve miktarları ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı taraflar önce istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı karşı davalı kadın vekili tarafından "kusur belirlemesi, tazminatların miktarı, karşı davada takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri" yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilerek kusur belirlemesi ve tazminat miktarları yönünden yeniden karar verilmiştir. Karara karşı davacı karşı davalı kadın vekili tarafından "kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, karşı davada erkek lehine takdir edilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile lehine takdir edilen tazminat miktarları" yönünden temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı " karşı davanın kabulü" yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı karşı davalı kadının Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı "karşı davanın kabulü yönünden" temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; karşı davada verilen boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup davacı karşı davalı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı karşı davacı erkeğin tüm, davacı karşı davalı kadının reddedilen yön dışında diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları yönünden ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı karşı davalı kadının "karşı davanın kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.