Yabancı uyruklu yayanın trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, teminat muafiyetine ilişkin karşılıklılık araştırması eksikliği nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu itiraz kararının bozulması.
Özet: Sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyeti tarafından trafik kazasında tam kusurlu bulunan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddedilmesi ve itiraz hakem heyetince bu kararın onanması üzerine yapılan temyiz başvurusunda, davacının yabancı uyruklu olması dolayısıyla Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yargılama giderlerine karşılık teminat yatırma yükümlülüğünün karşılıklılık ilkesi veya uluslararası anlaşmalar çerçevesinde muafiyet kapsamında olup olmadığının itiraz hakem heyetince araştırılmamasının usulden bozulmayı gerektiren bir eksiklik olduğu tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/552 E., 2024/555 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2024/İHK-30476 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/160511 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacı yayaya çarpmasıyla oluşan 24.09.2021 tarihli trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 123.730,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kazada tam kusurlu olması nedeni ile başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru olduğunu, sundukları uzman görüşünde de bu hususun tespit edildiğini, gerekli kusur incelemesi yapılmadan ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı .. .. Cumhuriyeti uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir.2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.