Kamulaştırma bedeli tespiti davasında taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi niteliğinin belirlenmesinde bilirkişi raporu çelişkisi ve yeniden keşif lüzumu.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kabul ve bölge adliye mahkemesinin istinafın esastan reddi kararları sonrası davacı idarece temyiz edilen uyuşmazlıkta, kamulaştırılan taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi vasfının kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde esaslı olması nedeniyle, dosyadaki farklı bilirkişi raporları ve keşif tutanağındaki gözlem eksikliği sebebiyle bu hususta çelişki bulunduğu, kamulaştırma bedelinin doğru tespiti için taşınmazın niteliğinin açıklığa kavuşturulması amacıyla gerekirse yeniden keşif yapılmasının gerekebileceği değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2149 Esas, 2024/2509 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Doğanşehir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2021/51 Esas, 2023/36 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, Doğanşehir ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel ( eski 898 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, taşınmazın sulu arazi olmadığını, kapitalizasyon faiz oranının % 6 olması gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.C.Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi kurulu raporu ile resmi verilerin uyumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmekle birlikte taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) uyarınca 22/a uygulaması gördüğünü, yüzölçümü ve parsel numarasının değiştiğini, bu nedenle yeniden rapor alınarak kamulaştırılan alanın hesaplanması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 2942 sayılı Kanun'un 4650 sayılı Kanun'la değişik 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmazın dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin belirlenmesinde münavebeye alınacak ürünlerin tespiti için taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. 3. Mahallinde yapılan keşif sırasında davaya konu taşınmazın sulu olup olmadığına dair herhangi bir gözlem tutanağa geçirilmemiş, dosya arasına alınan 17.02.20 17... .05.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında davaya konu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu, 26.12.20 16... .03.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında ise davaya konu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu belirtilmiş, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davaya konu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunun kabulü ile sulu tarım arazilerindeki ürünler münavebeye alınarak buna göre değer biçilmiştir. 4. Bu itibarla, Mahkemece gerekirse mahalinde yeniden keşif yapılmak suretiyle davaya konu taşınmazın sulu olup olmadığına dair gözlemde tutanağa geçirilerek, bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilmek sureti ile taşınmazın sulama kaynağının olduğunun tespiti halinde bunun ne olduğu açıkça gösterilerek (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan yararlanılıp yararlanılmadığı, yararlanılıyor ise hangi sistemle yararlanıldığı hususlarında ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılması ve pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.5. Dosya kapsamından, 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın yüzölçümü ve parsel numarasının değiştiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırma konusu alanının ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden, kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.