Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ByLock ve mahrem yapı bağlantılarıyla ilgili eksik araştırma nedeniyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını, ByLock kullanıcı bilgileri, örgütün mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerdeki sanık konumu ve UYAP bilgi bankasındaki muhtemel beyanlar hakkında yetersiz araştırma yapıldığı, ilgili kişilerin kimlikleri tespit edilerek ifadelerinin alınması ve tanık olarak dinlenmelerinin gerekli olduğu gerekçeleriyle bozarak, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/25388 E.  ,  2025/26371 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1812 E., 2020/921 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/30 E., 2018/271 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-ByLock'un suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında; ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından dosya içerisinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dosyadaki mevcut tüm deliller itibariyle ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen .... emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda örgüt içerisinde A5 derecesi ile kodlanan sanık hakkında, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen güncel veri inceleme raporu olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanığın güncel veri inceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil belirtildiği takdirde bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunması halinde ilgili dosyaların getirtilerek, bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi lüzumu,
3-UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp, bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulup, ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.