Yargıtay bozması sonrası yeniden görülen, trafik kazası kaynaklı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında sigorta limiti ve gelir hesaplaması uyuşmazlığına ilişkin temyiz.
Özet: Desteğin ölümüyle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle açılan manevi ve maddi tazminat davasında, önceki yargılamada talep aşımı, desteğin gelir hesabındaki yanlışlıklar ve sigorta limitinin belirtilmemesi gerekçeleriyle Yargıtay tarafından bozulan karar sonrasında, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada kısmen kabul edilen ve sigorta şirketinin sorumluluk limitini 450.000 TL olarak belirleyen hüküm, davalılarca temyiz edilmiş; davalı vekilince tazminat hesabındaki hatalar, desteğin kusuru ve SGK ödemelerinin düşülmemesi gibi sebepler ileri sürülürken, davalı sigorta vekilince kaza tarihinde geçerli poliçe limitinin 250.000 TL olmasına rağmen hükümde 450.000 TL sorumluluk belirlenmesinin bozmaya aykırı olduğu iddia edilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/127 Esas-2024/277 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp her bir davacı için 15.000,00 TL manevi, 60.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile manevi tazminat miktarlarını ayrı ayrı 25.000,00 TL’ye yükselttiklerini bildirmiş, Yargıtay bozma ilamından sonra maddi tazminat taleplerini davacı ... için 1.836.619,56 TL'ye, davacı ... için 695.980,96 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalılar kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemece bozma ilamından önce 14.09.2021 tarih, 2018/225 Esas- 2021/223 Karar ile davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’ten tahsiline; davacı ... için 225.673,11 TL, davacı ... için 609.863,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.11.2022 gün, 2022/239 Esas-2022/13836 Karar sayılı ilamıyla hüküm; "..Somut olayda; davacılar için ayrı ayrı 60.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, taleplerin artırıldığına dair dilekçe sunulmamıştır...mahkemece talep aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir..Desteğin mezun olacağı bölüme göre asgari ücretten fazla olacak şekilde gelir elde edebileceği bir işte çalışacağı varsayılarak anılan meslek sahibinin geliri baz alınarak davacının maddi zararının hesaplattırılması ilke olarak doğru ise de, desteğin üniversite değil lisede okuduğu gözetildiğinde Bilgisayar Programcılığı Teknisyenliği ... Programcılığı sıfatıyla işe başlayacağı varsayımı ile hesaplanan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Buna göre mahkemece... Mesleki ve Teknik Lisesinin cevabi yazısı doğrultusunda desteğin asgari ücretten daha fazla gelir elde edeceği, ancak bu gelirin de asgari ücretin 5 katı kadar olamayacağı gözetilerek desteğin alabileceği ücretin takdiri ile bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği...Somut olayda; kaza tarihi 26.04.2013 olup, kaza tarihinde geçerli, sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına geçerli teminat limiti 250.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Eldeki bu davada davalı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedilirken ne kadar miktarla sınırlı sorumlu olduğu yönünden hüküm kurulmamış olması da doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra yargılama sonunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüyle manevi tazminat talepleri yönünden davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın 26.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ten tahsiline, maddi tazminat talepleri yönünden davacı ... için 1.836.619,56 TL, davacı ... için 695.980,96 TL olmak üzere toplam 2.532.600,52 TL maddi tazminatın davalı ...'ten 26.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ yönünden sigorta limiti olan 450.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 10.05.2013 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamada esas alınan yaşam tablosunun hatalı olduğunu, davacıların yaşam sürelerinin daha kısa olduğunu, desteğin gelirinin fazla hesaplandığını, meydana gelen kazada desteğin de kusurunun bulunduğunu, tazminat hesabında kaza tarihinde geçerli asgari ücret miktarlarının esas alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, ödeme yapıldı ise tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamına aykırı karar verildiğini, poliçe teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu halde hükümde 450.000,00 TL sorumluluğa karar verildiğini, kazanılmış haklar ilkesine aykırı davranıldığını, bozma ilamından önce alınan tazminat raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanıldığı halde bozma ilamından sonra TRH 2010 Tablosunun kullanıldığı hesaplamanın esas alınmasının hatalı olduğunu, bozma ilamından sonra güncel veriler kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının içtihatlara aykırı olduğunu, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine ilişkin sorumluluğun poliçe teminat limiti ile orantılı olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. GerekçeUyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilamı ile kesinleşmiş yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılamayacak olmasına göre davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacılar vekili meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece Yargıtay bozma ilamından önce alınan tazminat raporunda bakiye ömrün tespitinde PMF 1931 Tablosu kullanılmış, anılan hesaplama yöntemi hükme esas alınarak karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmeyerek davalıların temyizi üzerine davalılar yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan raporda iki seçenekli rapor düzenlenmiş, buna göre, bir seçenekte bakiye ömrün tespitinde PMF 1931 Tablosu kullanılarak, diğer seçenekte de TRH 2010 Tablosu kullanılarak hesaplama yapılmış, mahkemece TRH Tablosu kullanılarak yapılan hesaplama dikkate alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tazminat hesabında her ne kadar bakiye ömrün tespitinde kullanılan verilerde TRH-2010 Tablosunun kullanılması gerekir ise de davacılar vekilince bozma ilamından önce mahkemenin 14.09.2021 tarih, 2018/225 Esas- 2021/223 Karar sayılı hükmüne esas aldığı tazminat raporunda PMF 1931 Tablosu kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması ve anılan hesaplamanın esas alındığı hükmün davacılar vekilince temyiz edilmemesi üzerine bakiye ömrün tespitine yönelik hesaplamaya esas alınacak yaşam tablosu davacılar yönünden kesinleşmiş ve davalılar lehine kazanılmış hak teşkil etmektedir. Buna göre yapılması gereken iş, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosunun kullanıldığı hesaplamanın karara esas alınmasından ibarettir. Açıklanan nedenlerle dosya kapsamında bulunan 22.03.2024 tarihli tazminat bilirkişi raporunda PMF 1931 Tablosunun kullanıldığı hesaplamanın esas alınarak karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3.Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu teminat limiti ölüm başına 250.000,00 TL olup davalı sigortacının desteğinin hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatların tümü yönünden (rücuya tabi ödeme yapan kuruluşların talep edeceği rücuan tazminat alacakları da dahil olmak üzere) bu miktarla sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Dairenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ilamında davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde geçerli teminat limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu belirtildiği halde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın 450.000,00 TL olarak belirlenmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.Kabule göre de; Diğer davalı yönünden hükmedilen tazminat miktarının sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limitini aştığı durumlarda davalı sigorta şirketinin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri yönünden sorumluluğuna karar verilirken teminat limitinin hükmedilen tazminat miktarına oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tümünden diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan kararın BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.